KESK Samsun; 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü Mesajı Yayınladı!
KESK Samsun Şubeler Platformu Dönem Sözcülüğü adına Uğurcan Albak, gönderdiği yazılı 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü mesajında şunları dile getirdi. “ İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi10 Aralık 1948’de Birleşmiş Milletle
Mehmet Rebii Özdemir
SAMSUN- KESK Samsun Dönem sözcüsü Albak, mesajını şöyle devam ettirdi.
“Akıl ve vicdanla donatılmışlardır, birbirlerine kardeşlik anlayışıyla davranmalıdırlar” demektedir. İHEB sendikal hareketin çalışma alanına giren örgütlenme özgürlüğü, ifade özgürlüğü, kölelik yasaklanması, keyfi tutuklanmanın yasaklanması, cinsiyet eşitliği konusu, çalışma, beslenme, konut, sağlık hakkı vb. çok çeşitli temel hak alanına ilişkin prensipleri ortaya koymaktadır. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin kabulünde biz işçilerin ve emekçilerin, toplumun ezilen kesimlerinin mücadelesi önemli bir yere sahiptir. Bugün de mücadelemize devam etmemiz, mücadelemizi yükseltmemiz gerektiği açık çünkü savaş ve sömürüye dayalı kapitalist sistemin ve neoliberal politikaların hakim olduğu mevcut düzen dünyanın farklı yerlerinde bilhassa da Orta Doğu’da ağır insan hakları ihlallerine yol açmaktadır” diye ifadelerde bulundu.
SERMAYE KAN DÖKMEYE ve İŞGALLERE DEVAM EDİYOR…
İzlenen savaş ve şiddet politikaları toplumun farklı kesimlerini bilhassa da kadınlar, çocuklar, yaşlılar, etnik ve dini azınlık grupları derinden etkilemeye devam etmektedir. Emperyalist ve gerici güçler sermayenin sınırsız ve koşulsuz dolaşımı için kan dökmeye, işgale devam ediyorlar. 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ilan edilen ve resmi olarak kaldırıldığı iddia edilse de uygulamaları hala devam eden OHAL uygulaması da KHK’lar ile ihraçlar başta olmak üzere ağır hak ihlallere yol açmıştır, hala da açmaya devam etmektedir. İfade özgürlüğü, örgütlenme, toplantı ve gösteri hakkı gibi temel hakları engelleyen antidemokratik uygulamalar hız kesmeden devam etmektedir. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 23. Maddesi çalışma hakkını düzenlemekte ve herkesin kendi işini özgürce seçme, eşit işe eşit ücret, ayrımcılığa uğramama, insan onuruna yaraşır bir ücret alma, sendika kurma veya üye olmak haklarını düzenlemektedir. Ne yazık ki ülkemizde iş güvencesi açısından durum kötüleşmektedir. Bugün kamu da 100 kamu emekçisinden 15’ i sözleşmeli personeldir. Sözleşmeli istihdam, eğitim ve sağlık başta olmak üzere asli işleri kapsar hale gelmiştir” şeklinde konuştu.
TÜRKİYE BİRÇOK ALANDA AĞIR HAK İHLALİNİN YAŞANDIĞI ÜLKEDİR.
Uğurcan Albak: “KESK olarak Evrensel Beyannameden dikkat çekmek istediğimiz bir diğer madde ise “herkesin kamu hizmetlerinden eşit bir biçimde yararlanma hakkı vardır” düzenlemesinin yer aldığı madde 21/ 2 dir. Başta eğitim ve sağlık olmak üzere kamu hizmetlerinden herkesin eşit yararlanamama sorunun devam ettiğini belirtmek isteriz. Yeterli bütçe ayrılmadığından nitelikli kamu hizmeti toplumun her kesimine ulaşamamaktadır. Türkiye birçok alanda ağır hak ihlallerinin yaşandığı bir ülkedir. OHAL uygulaması bunların başındadır. KHK‘larla ihraç edilen kamu emekçileri arasında 4284 üye ve yöneticimiz bulunmaktadır. OHAL inceleme komisyonu işlevsiz olup; 7145 sayılı kanunun 26.maddesi ile 375 sayılı KHK’ye eklenen geçici madde ile ihraçlar devam etmektedir. Kadınlar her gün evde, işte, okulda, sokakta erkek ve erkek devlet şiddetine maruz kalmakta ya da şiddet tehdidi altında yaşamlarını sürdürürken, siyasal iktidar kadına yönelik şiddeti önlemek ve kadın kazanımlarını geliştirmek yerine, kadın düşmanı politikaların sürdürücüsü olmaya devam etmektedir. AKP iktidarı tekçi, gerici ve cinsiyetçi temelde oluşturmayı tasarladığı yeni toplumsal düzenin inşası için kadın kazanımlarını zayıflatmayı temel almış, baskı mekanizmalarını tümüyle seferber ederek kadınları ev içinde ve kamusal alanda iradesizleştirmeye dönük saldırılarına hız vermiştir. İstanbul Sözleşmesi’nin bir gece yarısı feshinden sonra şimdide 6284 sayılı yasa gibi şiddeti önlemede etkili yasal kazanımlar hedef gösterilmekte ve eril yargının cezasızlık politikası kadına yönelik şiddetin artmasına neden olmaktadır” diye konuştu.
KESK OLARAK DOĞRULARI İFADE ETTİĞİMİZ İÇİN SERMAYE RAHATSIZ…
Uğurcan Albak mesajının sonunda şunları ifade etti.
“Ekonomik ve sosyal hakların tam anlamıyla kullanılabilmesinin yolu bütçenin yapılma biçimi ve bütçe kalemlerinin ağırlığıdır. KESK olarak 2022 bütçesine dikkat çekmek için yaklaşık bir aydır bunun için ülke çapında bir çalışma yürütüyoruz. Taleplerimiz doğrultusunda, 18 Aralık’ta 2021 Cumartesi günü Diyarbakır ve İzmir’de; 19 Aralık 2021 Pazar günü İstanbul ve Ankara’da mitingler düzenleyeceğiz. Covid 19 pandemisi ülkemizde geniş kesimleri etkilemiştir. Bu süreçte kamu emekçilerinin çalışma koşulları kötüleşmiş, salgını atlatmak için koruyucu ekipmanlar maske test aşı açısından sorunlar yaşanmıştır. Bu süreçte sağlık emekçilerinin çalışma koşulları ağırlaşmış, Covid- 19’a yakalanan birçok sağlık emekçisi yaşamını yitirmiştir. Ayrıca pandeminin kötü yönetilmesi sadece sağlık alanı ile sınırlı kalmamış; eğitim, taşımacılık, posta ve dağıtım vb iş kollarında emekçilerin çalışma koşulları ağırlaşmıştır. KESK olarak yaşanan hak ihlallerine yanlış uygulamalara hayır diyoruz. Bu çerçevede iş yerlerimizde sendikal faaliyetlere devam ediyor içinde bulunduğumuz durumu kamu emekçilerine aktarıyoruz. Doğruları ifade ettiğimiz bu sendikal etkinliklerden rahatsız olan kurum temsilcileri üye ve yöneticilerimize idari soruşturmalar uygulamaktadır. Sendikal hak ve özgürlükler kapsamında gerçekleştirdiğimiz basın açıklamaları evrensel olarak kabul edilmiş ve anayasal güvence altında olmasına rağmen kolluk müdahalesi ve soruşturmalarla engellenmeye çalışılmaktadır. Tüm bu hususların dile getirdikten sonra, KESK olarak bu ihlalleri giderme konusunda daha fazla mücadele etme sorumluluğumuz olduğunun farkındayız. Bu bağlamda, kamu emekçileri olarak karşı karşıya olduğumuz sorunları ve ihlalleri bütçe hakkımızla ilgili yaptığımız mitingler örneğinde olduğu gibi işyerlerimizden başlayarak sokaklara ve alanlara taşıyacağız. İnsanca yaşamaya yetecek bir ücret için, hukukun üstünlüğünün, demokrasi ve barışın tesis edildiği bir düzen için mücadele etmeye devam edeceğiz. 10 Aralık İnsan Hakları Günü vesilesiyle, KESK emeğin asli değer olarak görüldüğü, hukukun üstünlüğünün tesis edildiği, demokrasi ve barışın hakim olduğu bir düzen için mücadelemizi yürütmeye devam edecektir” dedi.




