KESK SAMSUN ŞUBELER PLATFORMUNDAN SEÇİM BÜTÇESİ DEĞİL, HALKTAN EMEKTEN YANA, GEÇİM BÜTÇESİ İMZA KAMPANYASI!
Samsun’un İlkadım ilçesi Mecidiye’de Atatürk Evi karşısında “Halk İçin Bütçe” imza kampanyası başlattı. İlkadım ilçesini en işlek yerlerinden birisi olan Mecidiye girişinde açtıkları imza kampanyası standına Samsun kamuo
MEHMET REBİİ ÖZDEMİR
KESK Samsun Şubeler Platformu, dün Samsun’un en işlek caddelerinden birisi olan Mecidiye’de Atatürk Evi karşısında Samsunlulardan “Seçim Bütçesi değil, Halktan, Emekten Yana, Geçim Bütçesi” için başlattıkları imza kampanyasına Samsunlular yoğun katılım sağladılar.
KESK’in iş kollarından SE, BES ve Tarım Orkam-Sen ile Disk Emekli-Sen’den kişiler imza kampanyasına ve Ankara’da 17 Aralık’ta yapılacak mitinge tüm Samsunluları davet ettiler.
5’Lİ ÇETEYE DEĞİL HALKTAN EMEKTEN YANA BÜTÇE İSTİYORUZ.
KESK Samsun SES Şube Başkanı Aysel Ocak, imza kampanyasına ve mitinge çağrısında şunları söyledi. “Sevgili Samsun halkı 2023 bütçesinde halkın sırtındaki vergi yükü ağırlaşıyor. Başta eğitim ve sağlık hizmetleri olmak üzere, kamu hizmetlerine bütçeden ayrılan payların, faize, kur korumalı mevduat sistemine müşteri garantili şehir hastanelerine, yol, köprü, hava alanı, tünel inşaatları müteahhitlerine, 5’li çeteye, sermayeye aktarılan pay artığın tüm kamuoyu ve halkımızın sermayeye değil, halktan emekten yana bir bütçe talebimizi yükseltmek için, ortak mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz. Bu amaçla 17 Aralık’ta Ankara’da mitingdeyiz. Bir imzada senin olsun, meclsite sesin duyulsun. Halktan emekten yana bir bütçe için bir imzada siz verin. Öğrenciye, işçiye, çiftçiye, yoksula, emekçilere bütçede olan payımızı bizde istiyoruz. Çocuklarımız okula aç gitmesin istiyoruz” diye konuştu.
HAYATIMIZIN HER ALANI BÜTÇEYLE BELİRLENİYOR!
TARIM ORKAM-SEN Samsun Şube başkanı Erdem Avcı’da imza kampanyasına çağrısında şunları ifade etti. “Artan yoksulluğumuz ve ağırlaşan yaşam koşullarında TBMM’de 2023 bütçesi görüşülüyor. Maaşlarımızdan ödeyeceğimiz vergilere, yararlanacağımız faiz ve faturalarımıza kadar, hayatımızın her alanı bütçeyle belirleniyor. Bütçeyi oluşturan vergiler halktan toplanıyor. Tüm vergi yükü halkın omuzlarında. Ama bizden toplanan vergiler, bize insanca yaşamaya yetecek, bir ücret ve hizmet olarak geri dönmüyor. Zenginlere, patronlara muafiyet, teşvik vergi indirimi şeklinde aktarılıyor. Kamu emekçilerinin, emeklilerin, işçilerin, gençlerin, kadınların halkın fikri artık yok sayılıyor. Bugüne kadar biz emekçilerin, emekten yana halktan yana bütçe talebi bütçe imkânlarımız kısıtlı denilerek, görmezden gelindi” şeklinde konuştu.
ŞÜKÜRLER OLSUN SİMİT YİYEBİLİYORUZ.
İmza kampanyasını atan Özgür adındaki yurttaşta şunları ifade etti. “Bu bütçe bir genci bırak, bir aile bu bütçe ile nasıl geçiniyor ben şüpheler içerisindeyim. 5 bin 500 lira şöyle baktığında güzel bir para, eski para geçen seneye göre, şu anki şartlarda ben 5 bin 200 lira değil de, ortalama günlük giderin aylığa vurduğumuzda aylık bazında ortalama 3 milyar yapar. 20 yaşındaki gencin, ben 21 yaşındayım, askerliğimi de yaptım. Sigara kullanan birisiyim. Sigara kullanmasam ben, haftada iki kere dışarıya çıksam ben, bir genç olduğum için, hatta şu anda bir yere otursam, bir çay içmeye kalkıyorum çay 10 lira, şimdi her zamanda bir arkadaşın ödeyemez. Bir kere ben ödedim benim aylık giderim var çay param, şükürler olsun simit yiyebiliyoruz. Kız arkadaşımla 5 yıldır beraberiz. Ne zaman evleniriz biliyor musun abi, mezara girince belki evlenebiliriz. Ben şu an mobilya falan baktım, beyaz eşya falan baktık, imkânsız. Sade bir düğün, ikinci elden beyaz eşyayı almayı düşünüyorum. Ben istemem mi sıfır bir eşya ben en iyisini alayım istiyorum ama diyorum imkân yok şu an ben sıfır eşya alamam böyle bize evlenmek hayal olur. Ev nerede ev imkânsız, o bir aşikâr, ben sana şunu söyleyeyim, aylık 10 milyar alsam ben şimdi ev alamam. 10 milyarı geç 20 milyarda alsam ben ev alamam. Hatta TOKİ başvuruları var. Kız arkadaşıma dedim ki başvuru yapayım mı? Dedi ki, sakın yapma! Mezara girince mi evin taksitini ödeyeceksin. Her ay artıyormuş bu. Memur maaşıyla artıyormuş. Yani TOKİ’deki evleri alanlara Allah kolaylık versin diyorum. Ev almamız baştan imkânsız zaten. Evlenmek hayal oldu. Ne yapacağımı bilmiyorum. İş bakıyorum, adama gidiyorum, adam abana diyor ki daha önce deneyimin var mı? Ne deneyimi bekliyorsun ki benden. Beni alacaksın ben zaten orada tecrübe edineceğim tabii ki, her yere bakıyorum tecrübeli, tecrübeli benim tecrübem yok ki, sıfırdan başlayacağım, tecrübe edinmeden tecrübe sahibi olamam ki ben. Ben bu ülkede savaş çıkacağına inanıyorum. Bak savaş çıkacağına inananlardan birisiyim. Afganlısı burada Iraklısı burada, Iraklısı burada, Suriyelisi burada, mültecisi burada, cinayetcisi burada, tecavüzcüsü burada, ne şekilde olduklarını kimse bilmiyor. Dışarıdan bir insanı yargılayamazsın. Ama insanlar şu an simit almanın derdine düşmüşler. Geçinmenin derdine düşmüşler siyaset, miyaset sittin sene kimsenin umurunda değil. Millet ekmek için bir birini keser. Ekmek için cinayet işleniyor. Görürde bakarsın abi ne cinayetler olacak” şeklinde ifadelerde bulundu.
182 VE MHRS ÇÖKTÜ! RANDEVU ALAMIYORUZ!
Hasan adındaki bir yurttaşta düşüncelerini şöyle dile getirdi. “Şimdi geçinemiyoruz. Samsun’da son 5 yılda geldiğimiz şu hale bakın, ne hallere düştük, nerelere geldik. Son beş yılda geldiğimiz halde eczaneler Verrmidon ilaçlarının olmadığını, göz damlalarının olmadığını, son 5 yılda eczacılar, sıkıntı büyük, eczacılarımız diyorlar. Artı giyim eşyası, artık affedersiniz söylemesi ayıp, iç çamaşır almaya kalktığımız zaman bir iç çamaşırı bir fanila, 50 lira önceden bir fanilayı 30 liraya alıyorduk. Şimdi 20 lira zam geldi. 30 liralık iç çamaşırı fanilaya. Bir fanila 30 liradan şimdi 50 lira oldu. Bana deyin ki, yalan söylüyorsunuz. O zaman gelecek o zaman Ankara’da ki büyükler, bir giyim fanilanın Mecidiye’de 30 liradan aldığımız fanilayı şimdi 50 lira oldu. Biz eczanelere yanaşamaz olduk. Bir de GSS (Genel Sağlık Sigortalılar) şimdi ben 2011’de, başlayan süreç, bunu herkese dile getiririm. Ben bunu son 20 yılda değil, 8 yıl 5 aydır uğraşıyorum, dedim ki oğlum siz GSS’lilere ne dediniz, cumhurbaşkanım dediniz ki, Türkiye Cumhuriyeti olan dediniz, Avrupa dediniz, Avrupa birliği dediniz, Avrupa insan hakları, Avrupa insan hakları mahkemesi 4 tane bunların dördünüz de yapmadınız. Bırak yapmayı Türkiye Cumhuriyetinde MHRS’ne, 182 MHRS’ne son dört buçuk yılda durdu. Kimse MHRS’ye ulaşamıyor. Randevular çökük, üniversite hastaneleri 2002’de siz geldiniz, Türkiye’nin başına siz geldiniz. Ve 2011’de GSS sistemi, başladı mı? Başladı! Peki, 2011 yılında benim Genel Sağlık Sigortam, ben bankaya 208 lira ödediğim halde, ben neden, GSS’liler neden fakülte hastanelerine alınmıyoruz? Neden anlaşmalarımız yok? Prosedür gereği dediniz, siz GSS’lıları bağlamadık dediniz, prosedür açık dediniz. Niye o zaman bize GSS’lılar, üniversite hastanelerine alınmıyoruz? Anlaşmalarımız yok diyorsunuz. Bizi pes etmeye kalktınız. Biz insan değil miyiz? Ben aynı arkadaşın dediği gibi, Türkiye Cumhuriyetinde geçinemiyoruz. 5 yılda ne hallere düştük, düştüğümüz şu hallere bakın. Geldiğimiz şu hallere bakın ilacımızı da parayla alıyoruz, cebimizden. Bırak hastaneye gidip reçete almaya, reçete alıyorduk, ilaç yazdırıyorduk. Şimdi parayla ilaç alır vaziyete düştük. Hastaneler koymuyorlar bizi, üniversite hastaneleri 2011 yılında beri ben GSS’liyim, niye üniversite hastaneleri içeriye almıyor? Çünkü anlaşmaları yok. Anlaşmaları olmadığı gibi alamayız diyorlar. Burası özel diyorlar” diye ifadelerde bulundu.




