MEHMET REBİİ ÖZDEMİR
Tüm Türkiye’de bugün uyarı için iş bırakan KESK’LİLER, Samsun’da 1 günlük iş bırakma eylemi yaptılar.
KESK Samsun şubler platformu üyeleri İlkadım ilçesi Gazi üzesi önünde kalabalık bir kitle ile birlikte yaptıkları basın açıklamasında KESK Samsun şubeler platformu adına Tüm Bel-Sen Samsun şube yönetim kurulu üyesi Akın Ömür yaptığı konuşmasında şunları ifade etti. “Merhaba! Güneşin bu kavurucu sıcağında işine, ekmeğine sahip çıkmak için ter dökenler. Merhaba! Çocuklarına onurlu bir gelecek bırakmak için gecesini gündüzüne katanlar. Merhaba! Kapı kulu değil emekçi olduğunu haykıranlar. Merhaba! Grevsiz Toplu Sözleşme, Toplu Sözleşmesiz Sendika Olmaz diyenler. Merhaba! Türkiye kamu emekçileri mücadele tarihini “Haklar yasalardan önce gelir” “Hak Verilmez, mücadele ile alınır” diyerek ilmek ilmek yazanlar. Hak ve özgürlüklerine sahip çıkan kamu emekçileri olarak, KESK’liler olarak bugün Türkiye’nin dört bir yanında alanlarda, sokaklardayız” diye ifadelerde bulundu.
SELAM OLSUN SÖMÜRÜ DÜZENİNE İTİRAZIMIZ VAR DİYENLERE!
Selam olsun kamu emekçileri mücadelesinin yüz akı olduğunu bir kez daha gösterenlere DİYEN Ömür sözlerini şöyle sürdürdü. “Sadece kendimiz için değil, göz göre göre sefalete itilen, verdikleri emekler yok sayılan 12 milyon emeklinin de hakkını savunmak için buradayız, Nitelikli, ücretsiz kamu hizmeti hakkı yok sayılan tüm bu ülkenin tüm insanları için grevdeyiz. Alanlarda omuz omuzayız. Buradan Türkiye’nin her yerinde yüreği aydınlık bir gelecek için çarpan tüm dostlarımıza selam gönderiyoruz. Selam olsun bu ülkenin onurlu kamu emekçilerine, Selam olsun kamu emekçileri mücadelesinin yüz akı olduğunu bir kez daha gösterenlere. Selam olsun, “Bu sömürü düzenine itirazımız var” diyenlere. Bugün burada bizimle birlikte olmasından gurur duyduğumuz dostlarımız, yol arkadaşlarımız, hepinizi KESK adına, KESK’e üye sendikalar adına sevgi ve dostlukla selamlıyoruz. Hoş geldiniz” şeklinde konuştu.
ŞAKA GİBİ AMA GERÇEK.
Akın Ömür açıklamasının bu bölümünde şöyle dedi. “Ne yazık ki ülkemizde çok uzun süredir gecenin karanlığı hâkim. Üstelik ülkeyi yönetenler attıkları her adımda üzerimize çöken karanlığı daha da zifiri hale getirmeye çalışıyor. İki gün önce yine böyle bir adım atıldı. Hükümet 6 milyonu aşkın kamu emekçisi ve emekliye, bizlere toplu sözleşme teklifini açıkladı. Buna göre hükümet bizlere altışar aylık dilimler halinde 2024 yılı için %14 + %9 maaş artışı, 2025 yılı için ise %6 + %5 maaş artışı teklif etmiştir. Şaka gibi ama ne yazık ki gerçek. İktidar Merkez Bankasının hedeflediği, ama her zamanki gibi tutmayacağı bugünden belli olan enflasyon oranlarının bile altındaki teklifi ile hepimizle açıkça alay etmiştir. Üstelik hükümetin tırnak içinde teklifinde tüm kamu emekçilerinin ortak taleplerine ve 11 hizmet kolunun taleplerine dair tek cümle edilmemiştir. Tüm bunlar “müzakereler devam ediyor” denilip geçiştirilmiştir. Kısacası ilk toplantının yapıldığı 1 Ağustostan iki hafta sonra gelinen yerde dağ fare doğurmuştur. Günlerdir yapılan açıklamaları tüm kamuoyu takip ediyor. Çalışma Bakanı haftalardır “müzakerelerimizin tüm tarafları memnun edecek şekilde hayırla sonuçlanacağını ümit ediyorum” açıklaması yapıyor.”
İNSANCA YAŞAMAYA YETECEK ÜCRET VAR MI?
KESK Samsun Şubeler platformu adına konuşan Akın Ömür; “Bizde buradan soruyoruz, bu teklifte 4 milyonu aşkın kamu emekçisini, 2 milyonu aşkın kamu emeklisini memnun edecek ne vardır?
İnsanca yaşamaya yetecek bir ücret artışı var mı? Yok.
Taban aylığımıza yansımayan 8.077 TL tutarındaki ilave seyyanen ödeneğe ilişkin bir adım var mı? Yok.
Barınma hakkı kapsamında konutu olmayan kamu emekçisine kira yardımı var mı? Yok.
Hangi ad altında olursa olsun emekli maaşlarımızı adeta kemiren, tüm ek ödemelerin taban aylığımıza, emekliliğimize yansıtılması var mı? YOK.
Büyümeden, refahtan pay var mı? Yok.
Yıllardır maaşlarımızı dilim dilim buharlaştıran Gelir Vergisi adaletsizliğine son verilmesi var mı? Yok
Ücretsiz servis, yemek, ulaşım taleplerine ilişkin bir adım var mı? Yok.
Vekil, ücretli, taşeron, sözleşmeli, İHS’li gibi farklı adlar altında sürdürülen güvencesiz istihdama son verilmesi, güvencesiz istihdam edilenlerin kadrolu-güvenceli istihdama geçirilmesi var mı? Yok
Kamu kurumlarında ücretsiz kreşler açılması, söz konusu kreşler açılıncaya kadar kreş yardımı verilmesi var mı? Yok.
Kayırmanın, torpilin kapısını sonuna kadar açtığını kabul ettiğiniz, seçim öncesi sözünü verdiğiniz mülakatın kaldırılması var mı? Yok.
Kadın kamu emekçilerine; çalışma yaşamında uygulanan, cinsiyetçiliğin, ayrımcılığın, mobbingin son bulması var mı? Yok
OHAL KHK’leri ile sorgusuz-sualsiz işinden ekmeğinden edilen kamu emekçilerinin görevine iadesi, 7 yıldır yaşadıkları zulme son verilmesi var mı? Yok.
Bizim için en önemlisi Grev Hakkı İle Tamamlanmış Gerçek Toplu Sözleşme Sistemi, Demokratik Bir Çalışma Yasasına ilişkin tek bir cümle var mı? Yine yok” diye konuştu.