Haber: Mehmet Rebii Özdemir
(SAMSUN) – KESK Samsun Dönem Sözcüsü ve Eğitim-Sen Samsun Şube Başkanı İsmail Yavuz, Süleymaniye Geçidi’nde saat 18.00’de yaptığı basın açıklamasında, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı enflasyon rakamlarının gerçeği yansıtmadığını söyledi.
Yavuz, “İnsanca bir yaşam, emekten yana bir Türkiye ve emeğiyle geçinen herkes için 14 Ocak’ta üretimden gelen gücümüzü kullanarak iş bırakacağız” dedi. 2025 yılının asgari ücretliden emekliye, işçiden kamu emekçisine kadar milyonlarca kişi için son derece ağır geçtiğini belirten Yavuz, “Maaşlarımız her ay eridi, yoksulluğumuz her geçen gün arttı” ifadelerini kullandı.
İktidarın yıllardır çarşıda, pazarda ve mutfakta yaşanan gerçek enflasyonun çok altında kalan verileri resmî enflasyon olarak açıkladığını savunan Yavuz, “Maaş artışları TÜİK’in bu sahte verileriyle sınırlandırılıyor. Bunun sonucu olarak milyonlarca emekçi açlık sınırına doğru itiliyor” diye konuştu.
Toplu sözleşme süreçlerine değinen Yavuz, “İktidar temsilcileri, yandaş konfederasyonlar ve Hakem Kurulu her seferinde Merkez Bankası’nın hiçbir zaman tutmayan enflasyon tahminlerini esas aldı” dedi. Altı aylık maaş artışlarının daha ilk aylarda TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranlarının bile altında kaldığını vurgulayan Yavuz, “Son iki yılda maaşlarımız reel olarak yüzde 30-40 oranında eridi” ifadelerini kullandı.
TÜİK’in 2025 yılının son enflasyon verilerini açıklamasına da değinen Yavuz, Aralık ayı enflasyonunun yüzde 0,89 olarak duyurulduğunu hatırlattı. Enflasyonun TÜİK, İstanbul Ticaret Odası ve Enflasyon Araştırma Grubu tarafından açıklandığını belirten Yavuz, “Bu kurumların açıkladığı rakamlar arasında neredeyse iki kata varan farklar var. Bu, istatistik bilimine aykırıdır” dedi.
Asgari ücret artışlarını da eleştiren Yavuz, “2024 yılında resmî enflasyon yüzde 44 olarak açıklandı ama asgari ücrete yüzde 30 zam yapıldı. 2025 yılı için de tablo değişmedi” diye konuştu. TÜİK’in yıllık enflasyonu yüzde 30,89 olarak açıklamasına rağmen asgari ücret artışının bunun altında kaldığını söyledi.
Kaybedenin yalnızca asgari ücretliler olmadığını vurgulayan Yavuz, “SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin maaşları yalnızca altı aylık enflasyon oranında artırılacak. Kamu emekçileri için oluşan enflasyon farkı ise bir zam değil, kaybın telafisidir” ifadelerini kullandı.
1 Ocak itibarıyla toplu taşıma, sağlık, köprü ve otoyol ücretlerine yüksek oranlarda zam yapıldığını hatırlatan Yavuz, “Kira artışları maaş artışlarını çoktan aşmış durumda” dedi. Alım gücündeki düşüşü çeyrek altın üzerinden anlatan Yavuz, “Geçmişte en düşük memur maaşıyla 17 çeyrek altın alınabiliyordu, bugün 6 çeyrek altın bile alınamıyor” diye konuştu.
Yavuz, 2026 yılının emeğiyle geçinen kesimler için bir yıkım yılına dönüştürülmek istendiğini savunarak, “Bu düzene alışmayacağız. 14 Ocak’ta iş bırakacağız ve mücadeleyi büyüteceğiz” dedi.