Komünist Kadınlar’dan AKP Türkiyesi’ne sığmayan tüm kadınlara ‘Omuz Ver’ çağrısı
Samsun merkez ve Atakum ilçesinde halka “Omuz ver, kadına yönelik şiddet son bulsun” çağrısıyla taleplerinin yer aldığı bildirilerini dağıtan TKP üyesi Komünist Kadınlar, bu akşam Atakum Semtevi bahçesinde aynı başlıkla bir etkinl
Mehmet Rebii Özdemir
SAMSUN- AKP döneminde kadın işsizlik oranının % 45,3 oranına çıktığına dikkat çeken Ulutaş, “Düzen kadını bulduğu yerde öldürüyor, sömürüyor, şiddete ve mobinge maruz bırakıyor. Son iki hafta hariç beş ayda katledildiğini belirten Ulutaş, kriz ve salgınla birlikte ev içi şiddetin de daha çok arttığını, kadın cinayetlerinin tekil örneklere ve faillerin sapkınlığına indirgenemeyeceğini, sistematik olduğunu , yasaların ve dinci gericiliğin kadınlara bakışının katillere cesaretlendirdiğini söyledi.
AKP iktidarında kadın cinayetlerinde yüzde 500 artış
Daha sonra söz alan TKP İl Başkanı Belma Nur Kartal, son bir yıldır katledilen kadınların isimlerinin yer aldığı listeyi göstererek “Ben bu listeyi okuyamadım. 500’ün üstündeki bu isim listesini okumak bile bu kadar zorken, bir yıl içinde bunca kadın nasıl katledildi, ne oldu da bu kadar insanlıktan çıkıp bu noktaya geldi ülke? Sadece son beş ayda Pınar’la birlikte 119 kadın katledilmiş. Bunların arasında asılan var, kuyuya atılan, balkondan itilen, yastıkla boğulan, dövülerek can veren var, bıçakla delik deşik edilen var, kafası baltayla ikiye bölünen var, uzuvları testereyle kesilip buzdolabına konulan var, kolları bacakları semt semt çöp konteynerlerine dağıtılan var, kulağı burnu kerpetenle koparılıp tuzruhu dökülerek katledilen var, benzinle yakılarak öldürülen var, en son Pınar'ın katledilişinde gördük, gırtlağı sıkılarak öldürüldükten sonra cansız bedeni yakılan, varile tıkıldıktan sonra üstüne beton dökülerek ormana atılan var. Bir de bunca kadın vahşi yöntemlerle katledilirken izleyen, Pınar’ın katilini adliyeye götürürken, koronavirüs bulaşmasın diye katile maske takacak kadar hijyene önem veren bir hükümet var. Kadınlar, çocuklar, hayvanların yaşam hakları her dönemde tehdit altındaydı ancak AKP’nin iktidar olduğu 2002’den bu yana 18 yıldır işlenen cinayetler, taciz ve tecavüzler ayyuka çıkmıştır.” dedi.
AKP iktidarında 18 yılda kadın cinayetlerindeki artışın yüzde 500’e yakın olduğunu; 2016'da 329, 2017'de 409, 2018'de 440, 2019’da 474 kadının öldürüldüğünü, oysa bu rakamın 2003’te 83 olduğunu belirten Kartal “Kocanız vurmaya kalkarsa yemekten sonra çayın yanında uygun dille nedenini sorun, diyebilen bir Diyanet var. İnfaz yasasını çıkaranlar, İstanbul Sözleşmesi'ni kaldırmaya çalışanlar, her ağızlarını açtıklarında gericilik saçanlar var. ‘İstanbul Sözleşmesi bize yapılan bir saldırıdır, Türkiye derhal çekilmelidir’ diye Meclis’i göreve çağıran bir Memur-Sen Kadınlar Komisyonu var.
İktidar İstanbul Sözleşmesini çöpe atarak kadın cinayetlerini seyretmeye devam etmek istiyor.
Çünkü, sözleşme taraf devletlere, ev içi şiddet (fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik), taciz amaçlı takip, tecavüz dahil cinsel şiddet, cinsel taciz, zorla evlendirme, kadınların sünnet edilmesi, kürtaja zorlama ve kısırlaştırmaya zorlamaya yönelik cezai veya hukuki yaptırımlar öngörmeyi zorunlu kılıyor. Kadın cinayetlerini seyreden iktidar, elini kolunu bağlayacak olan sözleşmeyi de çöpe atarak seyretmeye devam etmek istiyorlar.
“Eskişehir'de öldürülen Ayşe Tuba Arslan'ın savcılığa yaptığı 23 suç duyurusunu dikkate almadılar, Emine Bulut'un ’ölmek istemiyorum’ çığlığını duymadılar, Aydın'da Zeliha Erdemir'in savcılığa yaptığı 46 suç duyurusuna rağmen koruma almadılar, Şule Çet'ı, Nadire Kadirova'yı ve Ceren Damar'ı kimse unutmasın. Açık açık söylüyorlar. ‘İstanbul sözleşmesi bizim için ölçü değildir’, ‘kadın-erkek eşitliği fıtrata terstir’ diyorlar. Bu cinayetleri, tacizleri ve istismarları durdurmak kimin görevi?
“AKP’den önce kadının adı yokmuş, şimdi bırakın adını bedeni de yok”
2016’dan 2020’ye dek 48 aylık sürede en az 1652 kadının öldürülmesinin, en az 404 kadının tecavüze uğramasının, en az 1132 kadının cinsel şiddete maruz kalmasının ve 100’ün üstünde çocuğun istismar edilmesinin sorumlusu kim?” diye soran Kartal, ‘AKP’den önce kadının adı yoktu’ diyen Özlem Zengin’e atıfta bulunarak, “AKP’den önce kadının adı yokmuş, şimdi bırakın adını bedeni de yok, çünkü binlerce kadın onların iktidarında katledildi.” diye konuştu.
“Kadınları yaşatacak olan sosyalizmdir.”
Kartal sözlerini şöyle bitirdi: “‘Kadın mıdır kız mıdır belli değil’ diyen bir cumhurbaşkanı var. ‘Kadınlar iş aradığı için işsizlik artıyor’ diyen bir Çalışma Bakanı vardı. Kadın cinayetlerinin nedeni bu düzendir; bu düzen sürdüğü sürece de kadınlar ölmeye devam edecektir. Kadın cinayetleri politiktir. Tam da bu yüzden kadınıyla erkeğiyle omuz omuza birlikte mücadele verilmediği sürece bu cinayetlerin önüne geçemeyeceğiz. Erkeğin politik dönüşümünü, kadını kendi eşiti görmesini sağlamak da biz kadınların mücadelesinin önemli bir parçasıdır. Yoksa bunca önemi ve değerine karşın tek başına ‘İstanbul sözleşmesi de kadınları yaşatmaya yetmeyecek. Kadınları yaşatacak olan sosyalizmdir.
Biz kadınlar, AKP Türkiyesi’ne sığmayan tüm kadınları Omuz Ver’meye çağırıyoruz. Daha fazla kadının ölmemesi, daha fazla çocuğun fabrikalarda sömürülmemesi için bu düzenin değişmesi için mücadele etmemiz gerekiyor. Omuz ver derken bunu söylüyoruz. Bundan başka kurtuluş yok, ölmek istemiyoruz artık.”
Etkinlik konukların soruları ve katkılarıyla son buldu.




