MEHMET REBİİ ÖZDEMİR
Samsun son bir haftadır sele sularıyla kimisi işyerinin, kimisi de evinde ki sel sularını tahliye etmek için uğraşmaya devam ediyorlar. Özellikle Samsun Gülsan Sanayi sitesindeki işyerlerinde halen sel sularının tahliyesi için esnaflar harıl harıl gece gündüz suları tahliye etmeye devam ediyorlar.
Son iki haftadır ülkede yaşanan olumsuz hava koşulları nedeniyle Samsun geçen hafta ve bu hafta çok ağır bir bilançoyla can kaybı olmadan sele teslim oldu. Selin getirdiği zarar ve ziyanların tespiti çalışmaları sürerken geçen hafta ve dün AKP’li Samsun Büyükşehir belediyesinin SASKİ genel müdürlüğüne dilekçeyle şifahen müracaat etmesine rağmen hiç ilgilenilmediğini ve bu yüzden işyerinin sular altında kaldığını söyleyen MDK Araştırma şirketi sahibi Mehmet Koç mağduriyetini şöyle ifade etti.
“Geçtiğimiz Pazartesi günü yani 5 Haziran 2023 günü sabah saatlerinde burada bir patlama meydana geldi. Bu patlamadan dolayı buradan bir anda dere gibi su gelmeye başladı. Buradan şöyle yukarıdan aşağıya doğru, bir boru geçmekte. Bu boruda burayı gördüğünüz gibi şişirmeye, yani bu taşı kolay kolay normal bir yağmur suyu kaldıramaz. SASKİ’nin denize doğru giden, borusu buradan denize doğru gidiyor. Tıkandığı zaman suyu komple geri veriyor ve burası zayıf olduğundan, patlak olduğundan, bütün suyu burada boşaltıyor. Bununla ilgili o gün belediyeyi aradık, dilekçemizi yazdık, hatta sözlü olmaz bu dilekçemizi SASKİ’nin borusu patlak diyelim dilekçemizi yazalım dedik ve yazılı da ve dilekçemiz de hem maddi hasarımızı hem de bahçede söz konusu olan alt yapının acilen tamir edilmesi aksi takdirde aynı su baskının yeniden yaşanacağını bildirmemize rağmen, buraya bir tane yetkili gelmedi” diye ifadelerde bulundu.
KORKTUĞUMUZ BAŞIMIZA GELDİ YENİDEN SULAR İÇİNDE KALDIK.
MDK Araştırma şirketi sahibi Mehmet Koç, AKP’li Samsun büyükşehir belediyesine ve SASKİ Genel müdürlüğüne tepkilerini şöyle sürdürdü. “Ve dünde 13 Haziran günü de yine aynı olay yaşandı, su bir anda cam seviyesine çıktı. Bina içerisine daldı, bina içerisinde hem bizim tarafımız hem komşumuz, yaklaşık 35-40 santim boyunda suya maruz kaldık. Arıyoruz belediyeyi, dün gece saat 24 civarında olay saat 21’de oldu. Gece 24’de bir tane vidanjör yolluyor, su kendiliğinden gitti. Vidanjör yetkilisinin bize yaptığı açıklama, buradan geçen boruyu, buradan geçen boruya diyor ki, bu SASKİ’ye ait değil, buna belediye bakmaz, siz yukarıdaki binaya gideceksiniz, yukarıdaki binaların kapılarını çalıp, bu boruyu buradan siz kaldıracaksınız dedi. Benim yetkim nedir? Ben bu adama orayı nasıl kaldırttırayım? SASKİ’nin yapamadığı boruyu bir de bizim yapmamızı birde bizden bekliyorlar. Ondan sonra da burayı dilekçeyle hiç yetkisi olmayan, vidanjörle çalışan bir tane işçinin imzasıyla iç tesisat deyip gidiyor. Buradaki suyun kalkması için, bırakalım bu binayı 10 tane binanın suyu bir araya gelse, buradaki basıncı oluşturamaz. İnsanları bu kadar cahil, bu kadar, bu kadar şey yerine koymalarına gerek yok ve ben teknik lise mezunu ve 2 tane teknik üniversite mezunu bir kişiyim. Buradaki su basıncını oluşturabilmesi için en az 60-70 ton su basıncı olması gerekiyor. Yağan yağmur miktarı belli, buradaki, bizden yukarıda ki bina sayısı belirli. Metrekareye düşen yağmur bile 70 ton yapmıyor bu bölgede. Yani bütün bu olayı yaptıramıyoruz bir türlü” şeklinde konuştu.
BÜTÜN PROGRAMLARIMIZ VERİLERİMİZ ARŞİVİMİZ SULAR ALTINDA KALDI.
MDK araştırma şirketine ait bilgisayarındaki tüm bilgilerin, arşivlerin, dosyaların sular altında kaldığını söyleyen Mehmet Koç; “Yarın öbür gün bir yağmur daha yağdığında yine aynı şey gerçekleşecek, çünkü ileride ki boru tıkandığında, bütün suyu en zayıf olarak, patlak olarak bulunan tek yer burası ve buradan yine aynı su dışarıya çıkacak. Yani yine yetkili yok. En son çare Sulh Ceza Mahkemesine mahkeme açmakta buluyoruz. Yarın öbür günde avukatlarımızla beraber, mahkememizi açacağız. Bana tek yardımcı olan bu gördüğünüz kovadır. Hiçbir yetkili buraya gelip ne bir damla su aldı ne gelip bir geçmiş olsun denildi. Dün ben burada tek başıma burada, kendi halimde burayı kurtarmanın peşindeyim. Halen daha su birikintisi var. Selden sonra kalan izler, suyun seviyesi bakın gösteriyor suyun seviyesini tam olarak nerede? Şu bilgisayar şuraya kadar su içerisindeydi. Bu bilgisayar komple gitti. Bizim işimizin büyük ağırlığı bilgisayardandır. Tam şu seviyede bilgisayarın içerisinde. Buraya kadar gitti. Bütün programlarımız, bütün işlerimiz, komple çöp oldu. Yeniden devam ediyoruz. Gördüğünüz gibi, odaların hepsi aynı, böyle su olarak dolu. Oradan halen su çıkıyor. Kovalar, movalar darmadağın oldu. Buzdolabı gitti, dolaplar şişmeye başladı. Masanın haline bakın hemen anında çürümüş. Duvar hemen geçen haftadan kalma ki su, bu şimdiki bu suda ek yeri bakın. Duvarlar komple şişmeye başladı anında bakın. Suyu dışarıdan yer yemez, çünkü bu cam ağzına kadar su doluydu. Burası tamamen gitti. Artık yani diyeceklerim bunlardan ibaret. Burası işyerimizde eşyalarımızı kendi imkanımızla ip gerdik astık. Burası normal çamaşırhane gibi oldu. Ofiste bulunan eşyalarımız gitti komple. Bakın şu duvarlara şişmelere bakın. Yani bir haftada olan mevzu. İşte görüldüğü gibi her taraf halen su içerisinde. İşte eve gidemediğim zaman kullandığım zaman kullandığım yatak odası, burası komple su içerisinde, yani halen mobilyayı sıksanız su içerisinde” dedi.