Sağlık Emekçileri;
Zonguldak valisi Erdoğan Bektaş'ın sağlık emekçileri hakkında ki açıklamalarının ardından, AHEF (Aile Hekimleri Federasyonu) Genel başkanı Dr. özlem Sezen, Samsun 6. Bölge Eczacı Odası Başkanı Ecz. Onur Ferhat Karacan, Samsun-Ordu-Sino
Mehmet Rebii Özdemir

AHEF GENEL BAŞKANI DR. ÖZLEM SEZEN
YEMEK PARASINI ALSAYDI DA BÖYLE AÇIKLAMADA BULUNMASAYDI...
AHEF Genel Başkanı Dr. Özlem Sezen açıklaması şöyle; 'Orada öz veri ile hizmet verirken, ailelerini korumak için ayrı kalan, devlete ait kurumlarda konaklayan ve hizmete devam eden sağlık çalışanlarının hasta oldular diye suçlanması kabul edilemez. Burada olması gereken tüm sağlık çalışanlarının ihtiyaçlarının karşılanmasıdır. Buna yük demek, yemek parası bile almadık demek ve de bunu bir il valisinin söylemesi bunca öz verinin farkında olmadığının göstergesidir. Tüm sağlık çalışanlarının kişisel koruyucu ekipman eksikleri tamamlanmalı, yeterli dinlenme imkanları sağlanmalı ve zaruri olarak ailesinden uzak kalan hekim ve tüm sağlık çalışanlarının ihtiyaçları karşılanmalıdır. Tüm yöneticilerin yaptıkları açıklamalarda özenli olması ve sağlık çalışanlarının motivasyonunu kırmaması aksine fedakarca çalışmalarını taktir etmesi gerekmektedir. Ayrıca aile hekimlerinin de kişisel koruyucu ekipman eksikleri tamamlanmalı, devamı sağlanmalı ve Cumhurbaşkanlığı genelgesine uygun şekilde esnek mesai yapmaları sağlanmalıdır. İl pandemi kurullarına aile hekimleri alınmalıdır.'

SAMSUN 6.BÖLGE ECZACI ODASI BAŞKANI ECZ. ONUR FERHAT KARACAN
SAĞLIK EMEKÇİLERİ KEYFİ ENFEKTE OLMUYORLAR...
Samsun 6. Bölge Eczacı Odası Başkanı Ecz. Onur Ferhat Karacan; 'Sağlık Çalışanları keyfinden yakalanmıyorlar. Risk altında çalışınca maalesef öyle oluyor. Sağlıkçıların da hastalığa yakalanmış olmasının Zonguldak'ta sıkıntı yarattığını söylemek istedimiş olduğunu ümit ediyorum.'

SAMSUN-SİNOP-ORDU ve AMASYA DİŞHEKİMLER ODASI BAŞKANI DT. ALPER DİLEK
SAĞLIK ÇALIŞANLARINI İHMAL vE DİKKATSİZLİKLE İTHAM ETMEK DEVLET ADAMLIĞINA YAKIŞMAZ...
Samsun-Sinop-Ordu ve Amasya Dişhekimleri Odası Başkanı Dt. Alper Dilek; 'Zonguldak valisi yaptığı basın toplantısında şehirlerinde 137 sağlık çalışanının Covid 19 pozitif olduğunu, misafirhanelerden ücretsiz yaralandıklarını, kendi aralarındaki ilişkilerde sosyal mesafeye uymadıklarını ve bu durumun kendilerini sıkıntıya soktuğunu ve hatta daha da ileri giderek dikkatli olsalardı şu anda geri dönüşü konuşuyor olacaktık sözleriyle bütün sağlık çalışanlarını zan altında bırakmış, sanki salgının sorumlusunun sağlık çalışanları olduğunu beyan etmiştir. Öncelikle şunu belirtmeliyiz ki sağlık çalışanları sosyal mesafeyi koruyamadıkları için değil hayatlarını riske atarak Covid 19 lu hastaları tedavi ederken, salgınla mücadele ederken bu virüsü kapmışlardır. Kendi sağlıklarından vazgeçip ailelerini ve yakın çevresini korumak amacıyla misafirhanelerde kalmışlardır. Sürecin başından bu yana halk sağlığı için fedakarca çalışan ve canını ortaya koyan sağlık çalışanlarını ihmal ve dikkatsizlikle suçlamak devlet adamlığına yakışmaz. Salgınla mücadelede fedakarca çalışan sağlık çalışanlarını zan altında bırakacağınıza kendi üstünüze düşen sorumlulukları almanız daha iyi olurdu. Sağlık çalışanlarının kişisel koruyucu ekipmanları yeterli mi, onlar İÇİN yaygın testler uygulanıyor mu, bölgenizdeki sağlık çalışanı yeterli mi yetersiz ise bu açık giderildi mi, hastanelerde izolasyon kurallarına uyuluyor mu ve bölgenizde niye bu kadar sağlık çalışanı enfekte oldu Zonguldak valisi önce bu sorulara cevap vermeli sonrada kendi alamadığı sorumluluktan dolayı istifasını vermelidir.'

TÜRK HEMŞİRELER DERNEĞİ SAMSUN ŞUBESİ BAŞKANI İLKNUR BUGA
VALİNİN KONUŞMALARINI HAYRET ve UTANÇLA İZLEDİM...
THD Samsun Şubesi Başkanı İlknur Buga Açıklaması: 'Zonguldak valisi COVİD-19 mücadelesinde 137 vakanın sağlık çalışanı olduğunu ve ısrarla her türlü tedbir alınmasına rağmen sağlıkçılarımızın devletimizin oturup düşündüğü ve temin ettiği misafirhane, yemek ve servis temininde ücret almadığı imkanı sunarak bizlere yapmış olduğu iyiliğe karşın misafirhaneler de sağlıkçılarımızın 'birbirleri ile ilişkilerinde' teması korumadığı ve yeteri kadar dikkat etmemeleri sonucu fatura ağırlaştı ve sağlıkçıların bu yükü olmasa geri dönüşü konuşuyorduk şeklinde yaptığı konuşmayı hayret ve utançla izledim. Utancım bir devlet yöneticisinin Sayın Cumhurbaşkanımızın, Sağlık Bakanımızın tüm vatandaşlarımızın ve dünyanın dahi alkışladığı günlerce teşekkür ettiği biz sağlık çalışanlarına kendi başarısızlık faturasını saygısızca mal etmeye çalışması idi. Konuşulacak çok şey var mesela sayın vali misafirhaneler de iki kişi kalmak zorunda olunduğu, servislerde 15 kişinin tıkış tıkış bir arada gittiği, malzeme diye haykıran personele malzeme yok dendiğini konuşmalıydık.
12 saat gün aşırı nöbetleri, evde gözü yaşlı bırakılan evlatlarımızı, eşlerimizi, ana babalarımızı, hastalarımızı konuşmalıydık. Sizler demeç verip ekranlarda boy gösterirken bizlerin kat kat giysilerle kan ter içinde can kurtarmaya çalıştığımızı ve bu arada kendimizin de salgına kurban gittiğini konuşmalıydık.
Bizler bu ülkenin nice mücadelelerle nice eğitimler almış, vermiş, okumuş, ömür adamış ve pandemi sürecinde sağlık şehidi olmuş yiten çınarları, canları konuşmalıydık.
Ekranlarda çıkıp çıkıp herkes pandemi COVİD-19 bilgesi olduğu şu zamanlarda sahada acı çeken, sizler gibi haddini bilmezler nedeni ile suçlanan yine de pes etmeyen sağlık ekibi hiç ara vermeden çalışıyor ve birileri bu süreci en kısa sürede ve sağlıkla atlatılsın diye mücadeleye devam ediyor. Birileri de bu sürede bizim yerimize suya sabuna dokunmadan konuşuyor. Bu süreçte ülkenin dünyanın tüm kanalları nerede ise durmuşken, kısıtlama, yasak varken, bu ülkenin kedisi, köpeği, fabrikası, sanayisi, ticareti, susmuş durmuşken çalışan ve hiç mola veremeyen bir ordusu var biz sağlık çalışanları alkış istemedik, emeğimize ve mücadeleye saygı duysanız yeterdi.
Oturup düşündük, dediğiniz bahşeder gibi konuştuğunuz yemek, misafirhane, servis sağlamak devlet olmanın gerekliliğidir. Bir zahmet bunu bari başarılı bir şekilde yönetebilseydiniz. Görüyorum ki tüm ülke genelinde çıkan sesler de evet bu konuda da başarı yok. Yine sağlık çalışanları mağdur ve hala pes etmedik.
Mesleğimizin hamuru insan, can, vicdan biz bu çizgiden hiç çıkmadan devam ediyoruz. Ülkemizin insanını pandemi sürecinde yaşatmak için kendi canımızdan vazgeçtik. Siz kalkıp bir özür bile dilemeyi başaramadınız. Dilememelisiniz de zaten. Sonunda yine araya suçlamanızı sıkıştırırdınız. Fikir ne ise dile o geliyor yazık çok yazık.
Siz demeçler verip evinize gidip belki evladınız, anne babanıza, eşinize sarıldınız. Bizler gözü yaşlı, içimiz buruk kapı kenarından, balkondan, araçlardan, telefon ekranından izler olduk.
Farkında mısınız veda bile demeden, ailelerine bile dokunamadan, sevdiğini söyleyemeyen, özlediğini bile dile getirmeden yiten canlarımızı kaybettik.
Lütfen artık herkes sussun. Süslü renkli cümlelere demeçlere gerek yok. Halen sağlık sisteminde personel eksik, çalışma sistemi endişe verici, malzeme, ekipman eksik, birileri bilgi kirliliği yaratıyor, müdürlüklerin temin ettiği malzemeleri diğer kurum yönetimleri çalışanına vermiyor veyahut ta stok yapıyor. Buda ciddi bir şekilde araştırılmalı. Günün sonunda en büyük merak konum sağlık çalışanları hakkında açıklama yapılırken Sayın Zonguldak İl Sağlık Müdürü neden hala suskun? Arkasında durmadığın ve koruyamadığın sağlık ordusun başında olamazsın.
Sayın vali; siz başarısız yöneticiliğinizin faturasını bu ülkenin sağlık kahramanlarına yükleyemezsiniz. Bizler sadece saygı istiyoruz. Alkış, ödül, para, pul bu mücadelede bizim alın terimiz ve giden canımızla ölçülemez. Birileri artık haddini bilmeli ve susmalıdırlar.'

SES SAMSUN ŞUBE BAŞKANI AYSEL OCAK
VAKA SAYISININ ARTMASININ NEDENİ SAĞLIK EMEKÇİLERİNE YÜKLENEMEZ...
SES Samsun Şube Başkanı Aysel Ocak açıklaması: 'Covit-19 Pandemisinde en ön cephede kendilerini ve ailelerini düşünmeden mücadele eden sağlık çalışanları Zonguldak Valisi Erdoğan Bektaş tarafından suçlu ilan edilmişlerdir. Covid -19 Ülkemizde görülmeye başladığı günlerde Mecliste Sağlık çalışanlarını alkışlatanlara, alkış istemiyoruz bizleri koruyun demiştik. Gerekli tüm koruyucu ekipmanlarımızı sağlayın demiştik. Evlerimize gidemediğimiz için, insanca barınacak yerler sağlayın demiştik. Uzun çalışma saatleri direncimizi düşürür, çalışma saatlerimizi ona göre düzenleyin demiştik. Yeterli ve dengeli beslenmemiz için gerekli hassasiyet gösterin demiştik. Mutlaka belli aralıklarla, düzenli testlerimizin yapılmasını sağlayın demiştik. Görevi bu koşulların yerine getirmesi gereken, görevini yapamayan Valinin, Sağlık personelinin vaka sayısının artmasının sorumluluğunu bizlere yükleyemez. Bu durumu reddediyor, Valinin istifa etmesini yada derhal görevden alınmasını istiyoruz...'

ZONGULDAK AİLE HEKİMLERİ DERNEĞİ BAŞKANI DR. TARKAN CAN AKTEMUR
ÖZÜR DİLİYORUZ SAYIN VALİMİZDEN...
Zonguldak Aile Hekimleri Derneği Başkanı Dr. Tarkan Can Aktemur
'Özür diliyoruz sayın valimizden. Hasta olduğumuz için bunca çabaya rağmen, ön cephede ilk vurulan olduğumuz için özür diliyoruz. Zonguldak Aile Hekimleri Derneği olarak pandeminin ilk günlerinden itibaren planlarımızı yaparak önlemlerimizi kendi çabalarımızla da olsa almaya çalıştık. Aile sağlığı çalışanları olarak pandeminin ilerlemesini durdurmak adına filyasyon çalışmalarına katıldık, Aile Sağlığı Merkezinde hizmetleri aksatmadan poliklinik yapmaya devam ederken bir yandan telefon elimizden düşmeden temaslı ve risk altındaki tüm insanları tek tek arayıp kontrol ettik. İhtiyaçlarını karşılamaya çalıştık. Elimizden gelenin fazlasını yaptık. İlk amacımız Hastalarımızı sonra ailemizi koruyabilmekti. Bakın dikkat çekiyorum kendimizi demedim. Biz bulaş kaynağı olmamak için uğraşsak da hastalığa yakalanıp hastanede yattık. Ülke genelinde sağlık çalışanlarından kayıplarımız çok değerli hocalarımızdan yakalanıp vefat edenler oldu. Bizlerin emeği ve çabası sonucu yorgunlukla nefesimizin maskeye, siperliğe yaptığı buğuyu gözyaşlarımızla sildik vali beyin tutumu sayesinde. Bunu hak etmedik. Alkışları boğazımıza düğümlememeliydi. Biz bir olup askeri polisi öğretmeni mühendisi herkesle bütün oluşturarak elimizden gelen çabayı yaparken, böyle kırılmamalıydık. Özrü yok bu durumun. Hele ki tüm illerdeki Aile Sağlığı çalışanları dönüşümlü mesai yaparken, Zonguldak merkezde bu duruma izin verilmemişken bulaş riski her yere göre tabiki yüksek olacaktır. Vali beyin bizleri suçlayıcı açıklamasından sonra özrü kırılan kalplerimizi düzeltememiştir.'




