Mehmet Rebii Özdemir
SAMSUN- SAMÇEP ve Eğercili halkında kişilerin vekili olan Avukat Yaşar Altürk, OKE’nin (Oltan Köleoğlu Enerji) yerel basına servis yaptığı basın açıklamalarına şöyle yanıt verdi. “Ben, Eğercili Mahallesinde kurulmak istenen Biyokütle Enerji Santralının iptali için dava açan avukatlardan biriyim. Oltan Köleoğlu Enerji (OKE) isimli firmanın açıklamasını, bu davadaki avukatlık görevim nedeniyle üstüme alındım. Bu davada birlikte çalıştığımız çevre dostları, köylüler, çiftçiler ve teknik adamlara yöneltilen böylesi bir tehdidi yeni okuduk ve hep bir ağızdan ‘HODRİ MEYDAN’ diyoruz. Anayasa ve hukuka saygı içinde hodri meydan diyoruz. Biyokütle Enerji Santralı ile ilgili olarak dava dosyalarına sunduğumuz bilgiler ilmi temellere dayanmaktadır. Su, toprak ve hava kalitesini bozacağı, ormansızlaşmaya neden olacağı bilinmektedir. Bu bilgilerin çoğu, Şirkete ait Proje Tanıtım Dosyasında ve şirket lehindeki bilirkişi raporunda da mevcut. Gerçekleri söylediğimiz halde bizi şikâyet edeceklermiş; hodri meydan! Bacalarından zehirli gaz çıktığı, çevreyi kirlettikleri ve bu santralin ölümcül sonuçlar yaratacağına' dair bilgilerin yanıltıcı olduğunu, oysa bu bilgilere halkın kanmadığını; şeklinde tanıtıldıklarını; bu yanlış bilgilere halkın kanmadığını; filtre takıldığında çimento fabrikalarının bile çevreyi kirletmediğini, Santralin zehir saçarak sebze ve meyvelere zarar verdiği iddiasının yalan olduğu gibi, biyokütle enerjinin temiz, yeşil ve yenilenebilir olduğunu; santrali engelleme çabasının Devletin itibarını zedelediğini; insanları kandırarak yanlış ve kirli bilgilerin kamuoyuna servis edilmesine fırsat vermeyeceklerini; çocukları ve halkı istismar etmenin suç olduğunu ifade etmektedirler” dedi.
Samsun’da Bir Milletvekili Kamyonlarıyla Bu Şirketin Emrinde…
Av. Altürk açıklamasını şöyle devam ettirdi. “Bu yatırımla Bölgedeki istihdam sorununu çözeceklermiş de biz engel oluyormuşuz! Oysa bu Şirkete ait Proje Tanıtım Dosyasının 25 ve 26. sayfalarında '...inşaat aşamasında toplam 80 ve işletme aşamasında sadece 45 kişi' çalışacağı ifade ediliyor! Samsun veya Çarşamba'daki istihdam açısından bu rakam, denizde bir damla dahi sayılmaz. Bu 45 kişiyi kimin temin ve tedarik edeceğini Samsun'da herkes bilir! Bir Milletvekili bu şirketi aylardır cansiperane bir şekilde savunuyor. İthal çöpler gemi ile sahile yaklaştığında, kamyonları ile santrale taşıma işi ve karşılıklı çıkar ilişkisi nedeniyle sadece iki veya üç ailenin yararlanacağı bu santral ilçemize, bölgemize hiç bir yarar sağlamayacaktır” diye konuştu.
OKE Aklımızla Oynamaya Çalışıyor Fakaf Nafile Başaramayacak...
Av. Altürk;Suç duyurusunda bulunulsaydı mutlaka haberim olurdu. Şirket güç gösterisi yaparak kamuoyunda tereddüt yaratmak istiyor. İnsanların toprağını havasını suyunu savunması güzel bişiydir. Böyle bi suç varsa eyvallah! Biz hukuka bağlı bir çevre mücadelesi veriyoruz. Aramızda sertlik yanlısı arkadaşlar olsa da, onları daima dizginlemek ve hukuk çizgisinde tutmak durumundayız. Halkın sağ duyusu ile alay eder nitelikteki bu şirket açıklaması, havayı bulandırma peşinde. Sanki bizler Devlete karşıymışız gibi gösterilerek basit bir tezgah peşindeler. Hiç birimiz arkadaşımız öyle basit bir senaryoda figüran olmaz. Mahkeme kararı ile haksız bit zeminde oldukları sabit oldu. Kaybedeceklerini gören Şirketin bu açıklaması, bi çırpınışın itirafıdır. O oyuna gelmeyiz. Ama bu tür çıkışları, hukuk nezdinde cevapsız da bırakmayız. Bir de çok önemli, yöre insanı bilinçlendi. Çevre bilinci belli bir seviyeye ulaştı. Yöreye karşı nasıl bir ihanet içinde olunduğu gözler önüne serildi. Çünkü kurulan bu tezgâh çok açık. Şirketi sadece bir Mv açık açık destekliyor. Onun dışında hiç bir ciddi destekleri yok. Blöf yaparak, güç gösterisi yaparak kamu vicdanını alt edeceklerini zannediyorlar. Ama örgütlü yurttaş gücünü, bu tür spekülasyonlarla aşmak zordur. Gücümüz haklılığımızdan geliyor' dedi.
Çevre Ceza Hukuku ve Sair Yönleriyle de Hodri Meydan!
Av. Yaşar Altürk açıklamasının sonunda şunları kaydetti. “Büyük Ova Statüsündeki Çarşamba'nın yüksek tarımsal potansiyelini tahrip edeceği gibi, bölgemizdeki toprak yapısını bozacak, su kaynaklarını kirletip zehirleyecek, hava kalitesini bozarak yaygın şekilde kanser ve solunum hastalıklarına neden olacağı gibi, bölgemizde ağır çevre tahribatına yol açacaktır. İlçemize, bölgemize hiç bir yarara sağlamayacak olan bu Santrala karşı çıktığımız için bizleri şikâyet edecekseniz hodri meydan! Bölgemizdeki bitki ve hayvan yaşamını, canlı hayatını koruma çabamız nedeniyle bizleri şikâyet edecekseniz; hodri meydan! Anayasa buyruğu olarak şerefle savunduğumuz 'sağlıklı bir çevrede yaşama hakkını' gözettiğimiz için, insan sağlığını her şeyin üzerinde tuttuğumuz için şikâyet edilmek, tarih nezdinde bizler için onurdur... Her ne kadar ceza tehdidi altında tutulmaya çalışılsak da, bizler henüz, olayın ceza hukuku boyutunu ele almadık! Çevre katliamına neden olunmasının hukuki sonuçları hakkında, ceza hükümlerinin devreye gireceği bir yasal başvuruyu henüz yapmadık. Çevresini, doğasını, insanını koruma çabasındaki bizlere karşı, çevre dostlarına karşı suç duyurusunda bulunur ve böylesine desteksiz atarsanız; biz avukatları ve çevre dostlarını kamuoyunda haksız yere karalamaya kalkışırsanız, Çevre Ceza Hukuku ve sair yönleriyle de, gerekli yasal yollara başvuracağımızın bilinmesini Yüce kamuoyunun bilgi ve takdirlerine saygı ile sunarız” şeklinde konuştu.










