MEHMET REBİİ ÖZDEMİR
2008 yılında Kavak ilçesinin Köseli mahallesine kurulan çimento fabrikasından sonra şimdide Kalker ve Taş Öğütme tesisi kurulmasına karşı çıkan Köseli mahallesinden gazeteci Şakir Demirci, yaptığı konuşmasında şunları ifade etti.
Şakir Demir Köseli Mahallesinden gazeteci “Bizim köydeki kadar garip, bizim köydeki kadar haksız, bir sıkıntıyla bir çevre sorunuyla karşı karşıya kalmadık. Şimdi biz 2008’den itibaren, 2008’e kadar bizim köyümüz gerçekten çok güzel yem yeşil bir köydü. Vadim o kadar yeşildi ki böyle roman var, o zamanda çizili bir köydü. Bizim ekinlerimiz, mısırlarımız, bizim fasulyelerimiz, Kavak’ta bizim fasulyelerimizin üzerine fasulye yoktur. Ama 2008 yılında bir fabrika, Kavak’ta ki politikacılar, ne yazık ki, iktidarı muhalefetiyle hiç ayrımda yapmıyorum, onlar bir çimento fabrikası götürdüler bizim köyümüze. Şimdi işin garip tarafı şu! Önce birinci bölümden başlayalım. Bu bizim köyümüzde ki çimento fabrikası, b izim topraklarımızın üzerine kuruldu. Bizim tarlalarımızın, bizim arazilerimizin üzerine de tarla bizim, toprak bizim, arazi bizim, fakat fabrika o malum şirketlerin. O şirketler birbirlerine alıp satıyorlar. 200-250 milyon dolara, tarla bizim, toprak bizim, arazi bizim, fabrika onların. Afrika’da kabilelerde böyle bir şey yok. Bu ister inanın ister inanmayın, gerçekte öyle. Bir kuruş bizim köylülerimiz para almış değiller. Aradan geçen 15 yıla rağmen. Bu kabilelerde yok Afrika’da, bu işin birinci tarafı. İki burada kış geldiği zaman, bizim köyümüzün insanları pencerelerini açamıyorlar. O kadar büyük bir zehirle karşı karşıyalar ki, Kavak’ta ki Jandarma karakolunda, sayısız şikayet var. Dosyaları var bu konuyla ilgili. Bir üçüncü konu, bizim köylülerimiz zaman zaman tehditlerle karşı karşıya kalmışlardır. Bu çimentodan dolayı. Hatta köyümüze izinli gelen, yıllık iznini kullanan bir polis memuru bizim çocuğumuz, bizim köyümüzün insanı tarlasına giderken baltalı saldırıya uğramıştır. Biz böyle sıkıntılarla da karşı karşıya kaldık bu köyde. Bir diğer konu, yine çimento fabrikasından dolayı, dinamit patlatılıyor. Köyün ortasına düşüyor taşlar. Düşünebiliyor musunuz? Taşlar köyün ortasına düşüyor, hatta bizim komşularımızdan bir tanesinin kiremitlerini deldi tavanına girdi o taşlar “ dedi.
Basın açıklamasına başlamadan evvel Samsun 4. Asliye Ceza mahkemesi tarafından Samsun Gezi davası sanıklarına davanın zaman aşamasına uğramasına rağmen, verilen cezaları kınadığımı belirtmek istiyorum. Gezi bu ülkenin doğasına yeşiline sahip çıkanların, baskı ve zulme karşı başkaldıranların onurlu direnişidir. Baskılar bizi yıldırmayacaktır.
Samsun’un Kavak ilçesinin, Bekdemir, Karapınar ve Köseli Mahallelerindeki bir kamyon çakıl ve çimento için koruma altındaki meraların, ormanların yok olması hakkında SAMÇEP sözcüsü Veli Kebapçı, şunları söyledi. “Taş, çakıl, hazır beton ve asfalt yapımında kullanılan ve her yerde bol miktarda bulunan doğal oluşumlar AKP İktidarı döneminde yapılan düzenlemelerle maden sayılmaya başlandı. Meralarımızın, ormanlarımızın, koruma altına alınan alanların yanı sıra köy yerleşik alanlarımızda bile sadece yönetmelikte belirtilen evrakların tamamlanmasıyla artık taş ocaklarının açılması olanaklı hale gelmiştir. Ayrıca 250 dönümden küçük faaliyet alanı olan işletmeler için ÇED gerekli değildir kararları verilerek izin süreçleri kolaylaştırılmıştır.”
KAVAK’IN %3’Ü TAŞ OCAĞI OLMUŞ DURUMDA!
Samsun’un Kavak ilçesinde kutsal toprakların talan edildiğini açıklayan SAMÇEP sözcüsü Veli Kebapçı; “Ülkemizde faaliyetini tamamlamış taş ve maden ocaklarının doğaya kazandırılmasına dönük yönetmeliklerin bürokratik bir yalandan öte bir şey olmadığı Kavak halkı ve kırsalı yaşayarak yıllardır görmektedir. Samsun’da 200’den fazla taş ocağı var, Bunların 8’nin Kavak – Lâdik- Asarcık üçgeninde olduğunu biliyoruz, toplam kapladıkları alan yaklaşık 2500 hektar civarındadır. Kavak ilçesinin yüz ölçümü 67 bin hektar, Kavak ilçesi yüz ölçümünün neredeyse %3’ü taş ocağı olmuş durumdadır. Ayrıca Kavak Köseli Mahallesi sınırları içerisinde üretim faaliyeti devam eden Çimento fabrikası ve bu fabrikada yakılan atık lastik ürünü ile fabrikaya ham malzeme sağlayan taş ocağı ve diğer tüm saha çalışmaları büyük bir hızla devam etmektedir” diye konuştu.
700 BİN TON MALZEME DOĞAMIZDAN ÇALINACAK!
ÇED hüllesi yapılmak istendiğini de vurgulayan Kebapçı şöyle konuştu. “Hal böyleyken Karapınar – Köseli Mahalleri arasında aynı şirkete ait Kalker ocağı ve kırma eleme tesisi için yılda 700 bin ton malzeme doğamızdan çalınacak ve aynı yerde kırma eleme işlemi yapılacak. Üstelik bu doğa katliamı için de ÇED istenmeyecek. Bu tesisin 500 metre ötesi için 2011 yılında Danıştay Sekizinci dairesinin iptal kararı vardır. Çünkü Köseli, Marsullu, Şabanlı, Çuvacullu, Germiyan, Bekdemir, Dağardı, Ortaköy mahallerinin içme suyunu sağlayan Dutluk deresi nedeniyle SASKİ ve Orman işletmesinin görüşleri olumsuz idi. Şimdi proje 500 m ötelenerek ve proje alanı küçültülerek ÇED hüllesi yapılmak istenmektedir. Bizim oylarımızla vekil tayin ettiğimiz siyasilerin ve onlar tarafından atanan bürokratların doğal varlıklarımızı ve yaşam alanlarımızı koruyacak önlemleri almamaları, aksine şirketleri koruyucu kollaycı yasal düzenlemeler yaparak bizleri savunmasız, şirketleri denetimsiz bırakmalarını kabul etmiyoruz. Kavak Karapınar, Köseli, Bekdemir’de halkı başta olmak üzere dışarıda gurbetçi konumundakiler de dahil tüm Kavak halkının yanındayız. Samsun Büyüklşehir Belediye Başkanı ve Meclis Üyelerini, Kavak Belediye Başkanı ve Meclis Üyelerini, Samsun Milletvekillerini Kavak’ın eşsiz doğasına ve Kavak Halkına sahip çıkmaya çağırıyoruz. Kavak Bekdemir, Karapınar ve Köseli Mahalleleri Bir Kamyon Çakıl ve Bir Torba Çimentoya Feda Edilemez! Kavak ilçemizin doğal yapısını korumak üzere devam eden ve yeni açılacak tüm davalarda maddi ve manevi tüm gücümüzle Kavak Halkının yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.












