SAMSUN DEMOKRASİ GÜÇLERİ “MEYDAN’DAN HAYKIRDI YAŞASIN 1 MAYIS…”
Samsun Demokrasi Güçleri adına Fatma Şen Çelik, Züleyha Mangan, Sevil Topaloğlu ve Gizem Kasırga sırayla açıklamayı okudular.
Mehmet Rebii Özdemir
SAMSUN- Samsun Demokrasi Güçleri adına Fatma Şen Çelik, Sevil Topaloğlu, Züleyha Mangan, Gizem Kasırga birlikte okudukları basın açıklamasında şunları ifade ettiler. “Bugün 1 Mayıs işçi sınıfının birlik mücadele ve dayanışma günü için buradayız. Dünya halkları, işçi sınıfı, 1 Mayıs’ı bu yıl Korona virüs salgınına karşı hayatta kalma mücadelesiyle karşılıyor. Kapitalist sistemin yüzyıllardır devam eden emek-doğa-halk-çocuk ve kadın karşıtı politikaları kriz üzerine kriz, salgın üzerine salgın yaratıyor. Emperyalist-kapitalist sistemin insanlığa sömürüden, yoksulluktan, açlıktan, savaştan, hastalıktan başka bir şey vadetmediğini, doğanın ve yaşamın yok oluşu anlamına geldiğini bir kez daha yaşayarak görüyoruz. Biliyoruz ki kapitalizm, var olduğu müddetçe işçi sınıfını sömürmekle kalmadı; aynı zamanda ölümüne de çalıştırdı. İşçi kadın ve erkekler, yerin yüzlerce metre altında maden ocaklarında, kavurucu sıcaklarda harman yerinde, bir şantiyede onlarca kat yükseklikte, bir tersanede gemi sökerken, bir atölyede elektrik çarpmasıyla, bir fabrikada zehirlenerek canından oldu“ dediler.
EMEKÇİ YIĞINLAR COVİD-19 İLE YÜZ YÜZE BIRAKILIYORLAR…
Samsun Demokrasi Güçleri açıklamalarına şöyle devam ettiler. “Bugün burjuvazi ve onun devletleri, sömürü çarklarının dönmesi ve karlarının devamı için her şeyi göze almış durumda. İşçiler, her an COVID-19’la yüz yüze bırakılıyor ve ölüme terk ediliyor. Sağlık emekçileri, virüse karşı yeterli koruma ve önlem sağlanamadığı için yaşamlarını yitiriyor. Hayat, işçi sınıfı için artık tam anlamıyla ölüm-kalım meselesine dönüştü: Aile hekimi Erdinç Şahin yeterli koruma ekipmanı olmadığından, Galataport’ta Hasan Oğuz üretim durdurulmadığından virüs kaparak; Adana’da Ali El Hamdani 20 yaş altı olduğu halde sokağa çıkma yasağı sürecinde çalıştırıldığı için ceza yemesin diye kimliğini vermediğinden, kalbinin tam ortasından polis kurşunuyla vurularak katlediliyor. Salgın, işçiler arasında hızla yayılıyor. Canı tatlı zenginler, kendilerini en uygun koşullarda ve olanaklarda karantinaya alırken, diğer yanda mülkten ve gelirden yoksun milyonlar, işe kabul edilmek için ölmeyi göze alıyor. Emekleriyle bütün zenginliği yaratanlar, ekmek için mücadele etmek, bellerini büken işlerde sağlıklarını ve dirençlerini tüketmek zorunda bırakılıyor. AKP-MHP faşist bloğu ve iktidarı, işten çıkarmayı yasakladım yalanıyla işçileri 1168 TL ile açlığa mahkûm ediyor. Bu dünyayı, bu ülkeyi kimlerin canı pahasına ayakta tuttuğunu herkesin anladığı zamanlardan geçiyoruz. Emekçiler üretiyor, var ediyor, can kurtarıyorlar; hem de canlarını ortaya koyarak yapıyorlar bunu “ şeklinde konuştular.
İŞÇİLERİN BİRLLİĞİ HALKLARIN KARDEŞLİĞİDİR…
Samsun Demokrasi Güçleri; “Bir avuç zenginin; sömürü çarkının dönmesi, karlarının devamı için, her gün otobüslerde, servislerde işe gitmek zorunda kalan binlerce işçiyi görmeyen, ölüme gönderen, 5 adet maskeyi dağıtamayan AKP-MHP faşizmi, 1 Mayıs için basın açıklamasını 5 kişi ile sınırlandırabiliyor. Bugün için Samsun halkına 1 Mayıs’ın önemini hatırlatmak, birlik mücadele ve dayanışma içerisinde olduğumuzu vurgulayarak moral yaratmak için planladığımız, araçla sesli yayın talebimiz; salgın koşulları bahane edilerek Samsun Valiliği tarafından reddedilmiştir. Salgın/ölüm koşullarında yüzlerce işçinin bir arada çalışmasını reva gören akıl, iki kişinin olacağı bir aracı sözde salgın tehlikesi olarak görebiliyor. Bizler biliyoruz ki, bu çürümüş bitmek üzere olan düzeninizde en çok korktuğunuz örgütlü mücadelemizdir. İşçilerin birliği-halkların kardeşliğidir, kadın mücadelesidir korktuğunuz. Asla yılmadan mücadelemize devam edeceğiz. Dünyadaki benzerleri gibi AKP/Saray rejimi de salgının ilk anından itibaren iktidarının devamından, sermayenin karından başka hiçbir şey düşünmedi. Hatırlayalım, salgın tehlikesi kapımıza dayanmışken AKP iktidarı Suriye ve Libya topraklarında savaşla, Avrupa ile mülteciler üzerinden pazarlıkla uğraşmaya devam ediyordu! “Önlem paketi” diye sermayeyi kurtarma programı açıkladılar. İşçiye, emekçiye, küçük esnafa, çiftçiye kadınlara adeta “ne haliniz varsa görün” dediler. Salgında siyasî tutsakları, kadın ve çocukları zindanda tutan AKP-MHP iktidarı; katil erkeği evine gönderdi; mafyacıları, hırsızları afla ödüllendirdi. Kar ve rant için ihaleler düzenlendi, doğa talanı ve kıyımı devam etti-ediyor. Salgında izledikleri politikalar ile yüzbinlerce insan ücretsiz izne çıkartıldı, işten atıldı; işsiz, gelirsiz kaldı, hâlihazırda işsiz olan milyonlar çaresiz bırakıldı, çiftçi ekim yapamadı, borcuyla baş başa bırakıldı. Ama faturalar gelmeye, vergiler alınmaya, borç faizleri işlemeye devam etti! Halkımız kira, fatura, beslenme giderlerini karşılayamaz duruma getirildi, açlıkla baş başa bırakıldı” dediler.
SAMSUN DEMOKRASİ GÜÇLERİ OLARAK TALEPLERİMİZ
Onlar koltuklarında oturdukça, emekçiler ölmeye devam edecek. Sorumlular derhal istifa etsin.
Savaşa değil, sağlığa bütçe ayrılsın.
Siyasî tutsaklar serbest bırakılsın!
Kadınlar evde açlık ve şiddet ve ölümle karşı karşıya. Tüm kadınlara iş ve gelir güvencesi sağlansın, erkek şiddetine karşı İstanbul Sözleşmesi ve 6284 Sayılı Yasa etkin bir biçimde uygulansın, dönemin koşullarına göre acil önlem planı hazırlansın.
Zorunlu olmayan sektörlerde tüm çalışanlara ücretli izin, sağlık emekçilerine ve tüm zorunlu sektör çalışanlarına tam koruma! Halkın tamamına geçim ücreti verilsin! Çiftçilere üretim olanakları sağlansın, borçları faizsiz ertelensin.
Salgın bahanesiyle işsiz bırakılanlara asgarî ücret bağlansın!
Su, elektrik, doğalgaz borçları silinsin, salgın boyunca bedava olsun!
Patronlardan servet vergisi alınsın!
Başta sağlıkçılar olmak üzere, tüm KHK’lılar işlerine iade edilsin!
Özel hastaneler kamulaştırılsın!
Tüm sağlık hizmetleri parasız olsun!
Asgarî ücrete ve emekli maaşlarına zam yapılsın!
Dayanışma ağlarını büyütelim, kardeş aile kampanyasını destekleyelim!
Küresel salgına karşı enternasyonal dayanışma!
Pandemi günlerinde bizler diyoruz ki; asıl virüs kapitalizmdir. Dünyayı ve insanlığı kapitalizmden kurtaracak olan işçi sınıfıdır. 'Kâr için üretim' demek olan kapitalizmden iş, refah, sağlık, barış ve mutluluk beklemek bir hayaldir. 'Toplum için üretim' demek olan sosyalizm ise tek gerçek seçeneğimizdir. Onurlu ve insani bir yaşam için, kesintisiz ücretli izin hakkı için, yaşamak için tüm işçileri greve çağırıyoruz.
Yaşama hakkını kazanacağımıza olan inancımızla, dünyayı kapitalizmden hep beraber kurtaracağımıza olan güvenimizle, başka bir dünya mümkün diyerek, bütün emekçilerin ve ezilenlerin birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ı kutluyoruz” diye basın açıklamasını bitirdiler.




