SES Samsun Şube; Bu çalışma rejimini kabul etmiyor! Artık Bıçak Kemikte!
15 Aralık’ta tüm yurtta olduğu gibi Samsun’da eş zamanlı SES yönetim kurulları ve üyeleri Tabip Odalarıyla bir gelerek üretimden gelen güçlerini kullanarak G(ö)REV’deydiler. Samsun’da ilk olarak Gazi Devlet Hastanesindeki sağlık eme
Mehmet Rebii Özdemir
SAMSUN- SES Samsun Şube Başkanı Aysel Ocak ve sendika üyeleri bugün Samsun Gazi Devlet Hastanesi, Samsun Sağlık İl Müdürlüğü ve ardından da OMÜ Tıp Fakültesi önünde yaptıkları basın açıklamasında şunları ifade etti. “Bugün gelinen aşamada tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçileri ağır çalışma koşulları, uzun nöbetler, eksik istihdam, sağlıkta şiddet, özlük haklarının aşındırılması nedeniyle zor durumdadır. Genç hekimler başta olmak üzere sağlık emekçileri ülkeyi terk etmekte çareyi arıyor. Kamuoyuna yansıdığı gibi ağır çalışma koşulları ve Mobbing etkisi ile intiharlar yaşanıyor. Uzun nöbetler sonrası uykusuz kalanlar trafik kazalarında yaşamlarını yitiriyor. Yüzlercemiz pandemi ile mücadelede yaşamını yitirdi. Yüz binlercemiz enfekte oldu. Bu da yetmezmiş gibi yoksulluk sınırının çok altında, açlık sınırının biraz üzerinde kalan düşük aylık gelirler ile hepimiz birden ‘Geçinemiyoruz’ demeye başladık. Evet, artık bıçak kemiğe dayanmıştır. Onun için iş bırakarak bu gün alanlara çıkarak uyarıyoruz” diye açıklama yaptı.
BU SAĞLIK SİSTEMİNİN YÜRÜTÜLMESİ OLANAKSIZLAŞTI!
Aysel Ocak açıklamasını şöyle sürdürdü. “İktidarın savunuculuğunu yaptığı ve uyguladığı sağlık sistemi toplum sağlığı için artık önemli bir risk halini almıştır. Bu sistemin yürütülmesi olanaksızlaşmıştır. Koronavirüs salgını mevcut sağlık sisteminin, toplum sağlığını korumak bir yana daha da riske attığını çok acı bir şekilde önümüze koymuştur. Halkın sağlığını tehlikeye atan bu sağlık sisteminin yürütücüleri, iş özel sağlık işletmeleri ve zenginleri korumaya yönelik politikalara gelince hiçbir sınır tanımamış; salgın döneminde dahi bu anlayışından vazgeçmemiştir. Yüzlerce insanımız, sağlık çalışanı yaşamını yitirirken; onlar sağlık sistemlerinin, şehir hastanelerinin güzellemeleriyle günlerini geçirmektedirler. Mevcut sağlık sistemi işkolu emekçileri ve halk açısından da iflas etmiş durumdadır. Halk sağlık hizmetlerine erişememektedir. Kronik hastalığı olanlar bile bu pandemi sürecinde tedaviye ulaşamamaktadır. Halkın verdiği vergiler yetmezmiş gibi 14 kalemde katkı katılım payları ilave ücretler alınmaktadır. İlaçlar ödeme kapsamından çıkarılmakta, çok sayıda ilaca erişememe hali yaşanmaktadır” şeklinde konuştu.
GETİR-KAÇIR YASA TASRISIYLA ZAM ALGISI YAPILIYOR…
“Ülkeyi yönetenler angarya koşullarında, sefalet ücretleri ile bizleri çalıştırırken ayrım yapmamaktalar. Ne zaman haklarımızı elde etmek için ortaklaştığımızda, güçlü ses çıkardığımızda bizleri ayırmak için ekibin bir kısmına yönelik kısmi yasal düzenlemeler yapmakta, Mobbing uygulamakta, ötekileştirme dahil her türlü yöntemle bizi baskı altına almaya çalışmaktalar. Bizler bunun farkındayız. Nasıl hizmeti üretirken ekip olarak çalışıyor isek haklarımızı almak içinde ekip olarak mücadele edeceğiz. Uyarıyoruz: Torba yasa kapsamında gündeme gelen mevcut teklifin altında ve tüm işkolu emekçilerini kapsayacak tarzda bizlerin TBMM’ye gönderdiği ve muhalefet patileri tarafından kanun teklifi olarak sunulan, emekçilerin ekip olma prensibine uygun herkesi kapsamayan hiçbir teklifi kabul etmiyoruz. Ancak bu getir–kaçır yasa tasarısıyla toplumda bir zam yapılıyormuş algısı yaratılmaya çalışılmıştır” diye konuştu.
SORUNLARIMIZI MUHATAPLARIYLA ÇÖZMEZ OLDUK!
Aysel Ocak; “Raflarda tozlanmaya bırakılan yasa tasarısının ne zaman TBMM yeniden düzenlenerek getirileceği belirsizdir bu yasa tasarısında lütfedilmeye çalışılan kamuda yapılacak zam oranını bile sağlık patronları telaşla karşılamış, kamuda ödemeler artarsa bizlerde sağlık emekçilerinin emeğini ucuza kapatamayacağız, giderlerimiz artacak, karımız azalacak endişesi yaşamışlardır. Bu lobinin sağlık politikalarını ele geçirdiği ve emekçilere yapılacak ücret iyileştirilmelerinin önünde engel olduğu açıktır Sorunlarımızı muhatabı ile çözemediğimiz için bu gün alanlardayız. Sorunlarımızın köklü çözümü ancak bu sağlık sisteminin tümüyle değişmesi ile gerçekleşecektir. Halkın ve işkolu emekçilerinin taleplerini karşılayacak, hizmet üretenlerin ve alanların örgütleri aracılığı ile sağlık ve sosyal hizmetlerin planlanmasından sunulmasına kadar karar alma süreçleri içinde yer alacağı sağlık sistemi inşa edilinceye kadar birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
BİZ SAĞLIK EMEKÇİLERİNİN TALEPLERİ KIRMIZIÇİZGİMİZDİR…
SES Samsun şube başkanı Ocak açıklamasının sonunda şunları ifade etti. “Sorunlarımız çok fazla ve çok yol kat etmemiz lazım. İfade ettiğimiz köklü çözümü elde edinceye kadar acil olarak sağlık emekçilerinin çözülmesini istediğimiz talepler kırmızıçizgimizdir.
- Özelleştirme politikalarından vazgeçin.
- Koruyucu sağlık hizmetlerini önceleyin.
- Tüm işkolu emekçilerine emekliliğe yansıyacak yoksulluk sınırı üzerinde temel ücret uygulamasını başlatın.
- Güvencesiz, gerçekdışı bahanelerle işimizden edildiğimiz ve köleliği dayatan çalışma koşullarına son verin.
- Güvenceli çalışabilme koşullarını sağlayın. Şiddete karşı etkili yasa, güvenli işyerleri sağlıklı çalışma ortamları oluşturun.
- COVID-19 başta olmak üzere meslek kaynaklı hastalıklara karşı bütüncül bir meslek hastalıkları yasası
- Ağır ve tehlikeli işler kapsamında faaliyet yürüten tüm sağlık emekçileri için 5 yıla 1 yıl yıpranma payı verin.
Seçim malzemesi yaptığınız, 3600-7200 ek göstergeyi kademeli olarak derhal uygulayın.
Bizleri yok sayanlara sorumluluk görev ve yükümlülüklerini hatırlatmak için uyarımızı yapmaya devam edeceğiz. Bu eylem ve açıklamalarımız emeğimize, geleceğimize, halkın sağlık hakkına sahip çıktığımızı gösteren bir uyarıdır. İktidar artık topluma, sağlık çalışanlarına kulak vermelidir. İktidar bilmelidir ki sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin söyleyecek sözü, bu sistemi değiştirecek gücü vardır” dedi.




