TTB “Aile Hekimliği Pandemi Anketi Aralık 2020” Sonuçlarını Paylaştı.
Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve TTB Aile Hekimliği Kolu, “Aile Hekimliği Pandemi Anketi Aralık 2020” sonuçlarını 22 Aralık 2020 tarihinde çevrimiçi bir basın toplantısı ile kamuoyuna açıkladı.
Türk Tabipleri Birliği
Aile Hekimliği Kolu
Aile Hekimliğinde Pandemi Süreci
9-14 Aralık 2020 Anketi Sonuçları
Salgın Hızı Kesilmeden Devam Ediyor:
543.000 COVID Hastası, Toplam 1.519.000 Kişi Evde Karantinada…
Türkiye’de günlük vaka 50.000 üzerinde
Sonbahar 2020'de 3 milyona yakın kişi COVID19 geçirdi 3000 kişi kolon kanseri erken tanı şansını kaçırdı
Pandemi değil Sindemi: Salgın il il, yoksul mahalleleri vuruyor.
COVID19 rehberi doğrultusunda tüm PCR+ ve BT pozitif hastalar ile vaka temaslılar 18 Mart 2020 tarihinden itibaren bağlı oldukları aile hekimleri tarafından takip edilmektedir.
Eylül ayından itibaren TTB Aile Hekimliği Kolu düzenli olarak yaptığı aile hekimliği anketleri ile ülkemizde kaç yeni COVID19 tanılı vaka olduğu ve izlemde bulunan hasta sayısını raporlamaktadır[i].
Aile hekimliği pandemi anketlerinde salgının birinci basamak seyri gözler önüne serilerek pandemiyle yürütülen mücadeleye katkı sağlanmak hedeflenmiştir.
Çalışmalarımızda, salgın sürecinde aile hekimleri ve evde takip edilen hastaların yaşadıkları raporlanmıştır.
Kasım ayı raporunda aile hekimlerinin büyük bir tükenmişlik yaşamakta olduğu ve evde olan hastaların sorunları için çare bulmakta çok kısıtlı imkânlardan dolayı zorlandıkları görülmüştür[ii].
Aralık ayı raporunda ayrıca salgının ikincil etkileri olan, kanser tarama ve erken kanser tespiti sorgulanmıştır. Ne yazık ki kanser taramaları ve erken tespit edilen kanser vaka sayılarında büyük bir düşüş olduğu anlaşılmaktadır. Salgın yönetiminde ihmal, yıllar içinde ek hastalık yükü ve erken ölümler olarak karşımıza çıkacağı endişesi doğurmuştur.
9-14 Aralık 2020 tarihleri arasında yapılan anketimize Türkiye genelinden 75 ilden 1520 aile hekimi yanıt vermiştir. Yanıt alınamayan 6 il; Bingöl, Gümüşhane, Hakkâri, Isparta, Malatya ve Kilis'tir. Ankete katılan 740 kişi 7 Aralık, 341 kişi 8 Aralık ve 253 kişi 9 Aralık tarihinde, diğer 186 katılımcı ise 10-14 Aralık tarihlerinde anket sorularını yanıtlamıştır.
10 Aralık’ta ise temaslı karantina süresi 14 günden 10 güne indirilmiştir. Evde takip edilen PCR+ COVID hastaları 10 gün boyunca Aile Hekimlerinin izlem listesinde kalmaktadır. Çalışmalarımızda elde edilen veriler bu 10 günlük toplamı yansıtmaktadır.
Salgın Devam Ediyor: 543.000 COVID Hastası, Toplam 1.519.000 Kişi Evde Karantinada.
Günlük vaka sayısı geçen aya göre aile hekimi başına artarak 22.55 oldu…
Türkiye de günlük vaka 50.000 üzerinde
Kasım ayı anketinde aile hekimi başına 19,79 COVID hastası düşmekteyken, bu sayı Aralık ayı anketinde 22,55’e yükselmiştir. Çalışmamıza göre Aralık ayı başında Türkiye genelinde günde 50 binin üzerinde yeni PCR+ hasta tespit edilmektedir
Anket çalışmasından 1 hafta önce kısmen ve hafta sonu sokağa çıkma, 20 yaş altı ve 65 yaş üzerine belli saatlerde sokağa çıkma kısıtlamaları ile toplu bulunan yerler için kısıtlamalar ve mesai saati değişiklikleri uygulanmalar başlamıştır. Anketimizin alınan tedbirlerin etkinliğini anlamak bakımından erken olduğunu hatırlatmak yerinde olacaktır.
Salgın ilden ile yayılıyor
Ankara, Bursa, Elazığ, İstanbul, Gaziantep gibi Ekim ve Kasım ayında salgının yoğun olduğu bölgelerde belirgin azalma görülürken, Adana, Antalya, Aydın, İzmir, Mersin, Muğla, Samsun illerinde çok yoğun artış yaşanmıştır. Vaka sayılarındaki değişimler tedbirlerden bağımsızdır.
Ankara ilinde Eylül ayında yoğun bir vaka artışı yaşamışken Ekim ayında azalmış, Kasım’da yeniden bir artış ve ardından hafif bir azalma yaşanmıştır. Çalışma verileri illere özel bir örneklem içermese de aile hekimlerindeki vaka sayılarındaki değişim alınan tedbirlerle doğru orantılı değildir. Gözlemlenen değişimlerin salgının başından bu yana dile getirdiğimiz merkezi değil yerel önlemler alınması ve salgının yerelde yayılımının önlenmesi gereğini bir kez daha hatırlatmaktadır.
Sonbahar 2020’de 3 Milyona Yakın Kişi COVID Geçirdi.
Sağlık Bakanlığı geriye dönük kısmi olarak düzeltme yapmış olsa da aile hekimliği anketi dönemi boyunca elde edilen veriler sadece bu 3 aylık dönemde 3 milyona yakın yeni vaka olduğunu işaret etmektedir. Çalışmaya başladığımız dönem boyunca Sağlık Bakanlığı önce vaka hasta ayırımını, sonra günlük vaka sayılarını ve en son olarak da geriye dönük toplam vaka sayılarını açıklamış bulunuyor. Ancak çalışmamızda elde edilen veriler bu sayılarda halen önemli eksiklikler olduğunu işaret etmektedir.
Aile Hekimi Başına PCR+ Vaka Ortalamalarının Aylara Göre Değişimi
|
|
Türkiye |
İstanbul |
Ankara |
İzmir |
Mersin |
Bursa |
Muğla |
Adana |
|
EYLÜL* |
8,5 |
6,38 |
22,58 |
5,07 |
5,62 |
6,06 |
3,82 |
7,6 |
|
EKİM |
6,53 |
7,06 |
12,11 |
3,64 |
3,12 |
7,1 |
1,73 |
4 |
|
KASIM |
19,79 |
31,12 |
23,95 |
14,2 |
5,5 |
35,22 |
7,3 |
11,12 |
|
ARALIK |
22,55 |
21,69 |
17,74 |
25,8 |
21,11 |
28,88 |
14,28 |
44,85 |
Eylül ayında PCR+ karantina süresi 14 gün iken diğer aylarda 10 güne düşürülmüştür.
Rehber Değişiklikleri, Açılmalar ve Tatiller Vaka Sayılarını Nasıl Etkiledi?
Okulların açılması vaka sayılarını artırdı….
Sağlık Bakanlığı COVID rehberindeki güncelleme ile PCR+ vakaların evde karantina süreleri Eylül ayında 10 güne indirilmiş ve Aralık ayına girildiğinde 7. Gün PCR testinin negatif çıkması ile karantina sürelerinin sonlandırılabileceği belirtilmiştir. Bu sayede Ekim ayında vaka ortalamalarında düşme görülmüştür.
Vaka sayılarındaki değişim ve alınan kısıtlama ve açılma kararlarına baktığımızda; 21 Eylül’de İlkokul 1 ve Hazırlık sınıflarının, 12 Ekim’de 2-3-4-8-12. sınıfların 2 gün 5 ve 9. sınıflar ise 5 gün yüz yüze eğitime başlaması ile vaka sayılarının arttığı görülmektedir. İzmir depremi ve 29 Ekim 4 günlük tatilinin Ege ve Akdeniz illerindeki artış ile uyumlu olduğu dikkati çekmektedir. Tüm bu yerel salgın dinamiklerinin sahada çalışan aile hekimleri ile birlikte belirlenmesi, salgının seyrini anlamamızı ve uygun müdahale yolları bulmamızı sağlayacaktır.
Aile Hekimi Başına İzlemdeki (Tüm PCR+ ve Temaslılar) Ortalamalarının Aylara Göre Değişimi
|
|
Türkiye |
İstanbul |
Ankara |
İzmir |
Mersin |
Bursa |
Muğla |
Adana |
|
EYLÜL* |
26,2 |
19,2 |
68,4 |
19,19 |
21,5 |
31 |
8,94 |
32,9 |
|
EKİM |
20,95 |
21,35 |
43,69 |
15,5 |
13,75 |
27,4 |
7,06 |
16 |
|
KASIM |
59,59 |
87,9 |
65,48 |
43,03 |
19,5 |
108,1 |
27,2 |
34,41 |
|
ARALIK** |
63,11 |
56,18 |
48,38 |
76,38 |
61,44 |
78,93 |
42,75 |
114,08 |
Eylül ayında PCR+ karantina süresi 14 gün iken diğer aylarda 10 güne düşürülmüştür. ** Aralık ayında temaslı karantina süresi 14 günden 10 güne düşürülmüştür.
Elimizde bölgelere ait güncel günlük veriler yoktur. Sağlık Bakanlığı ne yazık ki bu verileri de açıklamamaktadır. Bu nedenle nüfus hareketliliğin etkilerini ya da kimlerin salgından daha fazla etkilendiğini ancak dolaylı yollardan kestirmeye çalışıyoruz. Oysa salgın ortamında şeffaf bilgi talebimiz kısıtlama ve açılma kararlarını nasıl vereceğimizi belirleyecektir. Bu veriler olmadan kaygı ve bilinmezlik ile salınan bizler ne hastalıktan korunabilmekte ne diğer sağlık sorunlarımızı çözebilmekte ne de sevdiklerimizin ölümünü acıyla izlemekten kurtulabilmekteyiz.
Vaka Sayısı Arttıkça Filyasyon Ekipleri Hastalara Yetişemiyor
4 çalışmanın illere göre verilerini toplu olarak incelediğimizde vaka sayısı arttıkça filyasyon ekiplerinin hastalara yetişemediği ve temaslı kişi/PCR+ kişi oranının düştüğü görülmektedir. Artan iş yükü ile doğal olarak karşımıza çıkan bu tablo salgın yönetiminde temel basamak olan temaslı takibi ve yayılım yavaşlatılmasını güçleştirmektedir.
Aile Hekimi Başına PCR+ Vaka Ortalamalarının Artış Gösterdiği Diğer İller
|
|
Türkiye |
Aydın |
Antalya |
Artvin |
Hatay |
Kocaeli |
Samsun |
Sakarya |
|
KASIM |
19,79 |
11 |
6,3 |
8,1 |
6,11 |
28,3 |
14,08 |
24,9 |
|
ARALIK |
22,55 |
32,14 |
14,34 |
20,52 |
29,27 |
35,98 |
36,36 |
33,42 |
Eylül ayında PCR+ karantina süresi 14 gün iken diğer aylarda 10 güne düşürülmüştür.
Ek Ödemelerde sorunlar devam ediyor
Sağlık Bakanı Aile Hekimlerine ek ödeme verileceğini söyleyerek bizi yine toplumun önünde ödeme konuşur duruma itmiştir. Sağlık çalışanları salgının başından bu yana bakanlıktan koruyucu malzeme talebinde bulunmaktadır.
Ağustos ayında ödeneceği söylenen ek ödemeler ise Aralık ayında halen tam olarak yapılmamıştır. Hasta aramalarını yapan aile hekimlerinin bir kısmı hala ek ödeme alamamıştır. Aile hekimlerinin %59’u takip ettikleri hasta oranında ek ödeme almışken, %25’i ise hiç ek ödeme almamıştır. Oysa izlemleri tam yaptım diyen oranı %70ler civarında seyretmiştir. Aile hekimliği salgın yönetiminin ilgi alanının dışında kalmış, tüm koruyucu tedbirleri kendi başına almak zorunda kalmıştır. Bunun sonucu da Aile Sağlığı Merkezlerinin %68’inde en az bir kişi COVD19’a yakalanmıştır.
Aile Sağlığı Merkezlerinin %68’inde COVID19 Görüldü.
“Sürekli mesai denetlemeleri ile motivasyonumuz düşürülüyor. Her zamankinden daha yalnızız...”
“Müdürlükten ve bakanlıktan hastaları arayıp aile hekimleri hakkında sorgulama yapıyorlar.”
Bizler hastalanırken Sağlık Müdürlükleri mesai denetimleri ile sanki Aralık 2019’da yaşamaya devam ediyor. Anlamsız denetimler devam ederken koruyucu ekipman halen gönderilmiyor.
Eylül ve Ekim aylarında %41 olan oran Kasım ayında %49’a ve Aralık ayında ise %68’e çıkmıştır. Geciken tedbirler binlerce aile hekimliği çalışanın hastalanmasına neden olmuştur. Aşı ile korunabilme olasılığı bu kadar yakınken binlerce sağlık çalışanının hastalanmış olması ve COVID19’un halen meslek hastalığı sayılmaması kabul edilebilir değildir.
Kanser Taramaları %88 Azaldı…
Çalışmamızda aile hekimlerine pandemi döneminde kanser taramaları ve erken tespit edilen kanser vakalarındaki değişim sorulmuştur. Ne yazık ki katılımcıların %88’i kanser tarama sayılarının azaldığını belirtmiştir, değişmedi diyen hekim oranı ise %11’dir. Ankete yanıt veren 1520 hekimden sadece 7 (yazı ile yedi) kişi kanser taramaları arttı yanıtını vermiştir. Sağlık Bakanlığı 2021 bütçe sunumunda öğrenebildiğimiz kadarı ile 2019 yılında 9 milyon kişinin kanser taraması yapılmışken bu sayı 2020 yılında 3 milyona düşmüştür. Bunların içinde başta aile sağlığı merkezlerinde yapılan ve erken tanı ile tama yakın tedavi imkânı olan kolon kanseri tarama sayılarına dair bir bilgi yoktur.
Türkiye’de 2019 yılında 1.850.000 GGK testi yapmıştır. Geçmiş yıllardaki kanser tarama verilerinde test pozitifliği %5 ve pozitifler için kolonoskopi ile tespit edilen kanser vaka oranı %6 olarak belirlenmiştir[iii]. Bu oranlar ve sayılar ile birinci basamakta yapılan taramalar ile 2019 yılında 5500 kişide erken evrede kolon kanseri yakalanmış olmalıdır.
2020 kesin sayılarını bilmiyoruz ancak Sağlık Bakanlığı verilerine göre en az 3000 kişinin kolon kanserini erken tespit etme şansı kaybolmuştur. TTB 9. Ay raporunda, 2019 birinci basamakta erken tanı şansı yakalayan 20.000 kişi olduğu belirtilmiştir. Salgın döneminde ertelenen sağlık sorunları binlerce kişinin erken tanı ve tedavi şansını kaybetmesine neden olmuştur.
Kimin Sağlık Sorunları Erteleniyor? Artan Vaka Sayıları Nerelerde Görülüyor?
“Adam tezgâhını kapatmış para yok pul yok. Bana kim bakacak diye soruyor”
Çalışmalarımızdan elde edilen veriler ile vaka sayılarının güncel durumuna ve salgının seyrine ışık tutmaya çalıştık. Hastaların ve aile hekimliği çalışanlarının yaşadıklarını, salgın yönetiminde aşılması gereken sorunları, tükenmişliği ve sıkışmışlığı bu 3 ay içinde yaptığımız 4 anket çalışması ile ortaya serdik.
Son anketimizde salgının yaratmış olduğu ertelenmiş sağlık sorunları olup olmadığını tespiti için başlıca aile sağlığı merkezlerinde yapılan kanser taramalarının durumunu sorguladık. Ne yazık ki buradan elde ettiğimiz veriler salgın sonrası COVID19 ve COVID19 dışı önemli sağlık sorunları ve hastalık yükleri ile karşılaşacağımızı işaret ediyor. Salgından en çok etkilenenlerin yoksullar olduğu açıktır. Salgın İstanbul’da yayılınca kısmi tedbirler alınıyor, İstanbul’da azalınca tedbirler gevşetiliyor. Bu ekonomik nedenlerle tedbir alınmama söylemleri ile de uyumludur. Aşağıdaki tablolar salgının kimi vurduğunu bir kez daha görmemizi sağlayacaktır.
“*COVID haricinde 2.basamaga sevk ettiğimiz hastalar muayene olamadıklarından tekrar bize geliyorlar”
Hastane türlerine göre 2019 ve 2020 ilk 8 ayındaki başvuru sayılarında değişim
Salgın dönemi boyunca yayınlanan SGK sağlık istatistiklerinde[iv] hastane başvuru sayılarına baktığımız zaman Ağustos ayında poliklinik sayıları geçen yıla göre artan tek kurum özel sağlık kuruluşlarıdır.
|
Mahalle |
Nüfus |
COVID |
Nufüs/COVID Oranı |
|
Avcılar |
3441 |
212 |
% 6,15 |
|
Beşiktaş |
3127 |
120 |
% 3,84 |
|
Beşiktaş |
3463 |
160 |
% 4,61 |
|
Beşiktaş |
3475 |
154 |
% 4,43 |
|
Beşiktaş |
3399 |
163 |
% 4,79 |
|
Küçükçekmece |
3987 |
354 |
% 8,91 |
|
Moda |
3881 |
117 |
% 3,01 |
|
Pendik |
3215 |
226 |
% 7,05 |
|
Ümraniye |
3374 |
262 |
% 7,81 |
|
Ümraniye |
4000 |
311 |
% 7,77 |
|
Zekeriyaköy |
909 |
25 |
% 2,75 |
İstanbul’da farklı mahallelerde COVID19 geçiren hasta sayısı ve nüfusa oranı
Salgın en çok yoksul ve kalabalık yerlerde yaşayan insanları etkilemiş, toplumda eşitsizlikleri derinleştirmiştir…
Salgını yönetme krizi devam etmektedir…
Başta gelir düzeyi düşük emeğiyle geçinen ücretli nüfusun ve pandemi döneminde ekonomik ihtiyacı olan herkesin korunması, beslenme, barınma gibi temel ihtiyaçları yeterince karşılanması, sağlık hizmetlerinden ücretsiz yeterli ve iyi düzeyde faydalanması önemlidir.
Birinci basamak koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi, sağlık çalışanlarının çalışma koşullarının iyileştirilmesi, güvenli ortamda çalışması bir yaşam hakkına, can güvencesine dönüşmüştür.




