Haber: Mehmet Rebii Özdemir
(SAMSUN)- Samsun’da örgütlü olan KESK’in iş kollarından birisi Tüm Bel-Sen üyeleri ve STK’larla birlikte 8. Dönem Toplu İş Sözleşmesi için Tüm Bel-Sen Samsun şube idari sekreteri Özcan Çelik yaptıkları basın açıklamasında şunları söyledi.
“Bugün, 2026-27 yıllarına yönelik yürütülecek 8. dönem toplu sözleşme sürecine ilişkin yerel yönetim emekçilerinin taleplerini paylaşmak için buradayız. Ülkemizdeki mevcut toplu sözleşme düzeni, evrensel toplu pazarlık normlarına aykırıdır ve 2012'den bu yana kamu emekçilerine somut kazanımlar sağlamamıştır. Bu sistem, adeta bir orta oyununa dönüşmüş, iktidar ile “iktidar tarafından yetkilendirilmiş” konfederasyon arasında “danışıklı dövüş” şeklinde cereyan eden tiyatrodan öteye gidememektedir. Gerçek enflasyon karşısında eriyen ücretler, maaşlara eklenmeyen ek ödemeler ve KHK gibi haksız işten çıkarmalar gibi konularda “iktidar tarafından yetkilendirilmiş” konfederasyonun kamu emekçisinin değil, iktidarın istekleri doğrultusunda hareket ettiğini görmekteyiz. Bu yüzden, önümüzdeki sürece yönelik asıl ve öncelikli talebimiz, kamu emekçilerinin grevli ve toplu sözleşme hakkını özgürce kullanabilecekleri gerçek bir toplu sözleşme düzenidir. Grev hakkı, gerçek bir toplu sözleşmenin var olabilmesi için vazgeçilmezdir, çünkü hak verilmez, mücadele ile alınır. Siyasal iktidarının yerel yönetimlere yönelik politikaları, emekçilerin yoksullaşmasına ve haklarının gasp edilmesine neden olmaktadır. Belediyelere yönelik bütçe kesintileri, mali ve idari ablukalar, talimatlı yargı kararlarıyla belediye başkanlarının görevden alınması ve kayyım atanması, halkın demokratik iradesini tehdit etmektedir. Bu durum, yerel yönetim emekçilerinin iş ve yaşam güvencesini doğrudan etkilemekte, maaş kesintileri ve “kaynak yok” bahaneleriyle yeni toplu sözleşme görüşmeleri engellenmektedir. İktidarının belediyelere yönelik siyasi hesaplı müdahalelerinin ilk faturası biz emekçilere kesiliyor. Kayyım atanan belediyelerde emekçiler görevden alınıyor, sürgüne gönderiliyor, açığa alınıyor, ihraç ediliyor ve haksız bir şekilde gözaltına alınıp tutuklanıyor. Bu nedenle, yerel yönetim emekçilerinin en temel taleplerinden biri, iktidarın yerel yönetimler üzerindeki haksız ve hukuksuz vesayet elinin kaldırılması; yerel yönetimlerin, emekçilerin söz, yetki ve karar hakkını güçlendiren bir biçimde, özgür, demokratik, halkçı ve katılımcı temelde mali ve idari olarak güçlendirilmesidir.”
Hak verilmez alınır
Tüm Bel-Sen Samsun şube idari sekreteri Çelik;
“Sendikamız, yerel yönetim emekçilerinin iş ve yaşam güvencesi ile temel hak ve özgürlüklerini korumak ve geliştirmeye yönelik bu temel taleplerin yanında önümüzdeki süreçte ülke genelinde tüm ek ödemeler kazanılmış hak olarak aylık maaşlara dahil edilmeli, emeklilik maaşlarına dahil edilmelidir. KHK'larla ihraç edilen kamu emekçileri tüm haklarıyla birlikte görevlerine iade edilmelidir. Vergi kesintilerine son verilerek emekçiler lehine adil bir vergi sistemi oluşturulmalıdır. Kamu emekçilerinin yıllık izinlerinin hafta sonuna denk gelen günlerinin toplam yıllık izin süresinden sayılmaması için düzenleme yapılmalıdır. 3600 ek gösterge adaletsizliği giderilmeli, 1. dereceye gelmiş tüm kamu emekçileri 3600 ek göstergeye çıkarılmalıdır. Mevcut durumdaki tüm ek ödeme oranları da kadro ve unvan farklılığı ile yetki ve sorumluluk ağırlığı temelinde kademeli bir şekilde yükseltilmelidir. Belediyelerde yaşanan yandaşlık dayatmaları ve partizanlığa göre yapılan kadrolaşmaların önüne geçilmeli; Liyakat esasına dayalı iş alımları ve görevde yükseltmeler sağlanmalı, mülakat uygulamalarına son verilmelidir. Birçok belediyede çalışanların aylık ücretlerini düzenli alamaması sorununun çözümüne ilişkin tüm belediyeleri kapsayan yasal düzenleme yapılmalıdır. Zabıta ve itfaiye emekçileri, yaptıkları görevlerin zorluğu ve özel nitelikleri göz önüne alınarak özel sınıf statüsüne kavuşturulmalı, meslek statüsü sağlanmalıdır. Sözleşmelilerin kadroya geçirilmesi içeren düzenlemelere dahil edilmeyerek kadrolu ve güvenceli çalışma hakkı gasp edilen belediye şehir tiyatroları emekçilerinin hepsi ayrımsız bir şekilde kadroya alınmalıdır. Yerel yönetimlerde çalışan uzman, mühendis, tekniker, teknisyen kadrolarında istihdam edilen kamu emekçilerinin kendi kadrolarıyla alakasız işlerde çalışmasına son verilmeli, hak ettikleri kadroya uygun işlerde çalışması güvenceye alınmalı, ücretleri artırılmalıdır. Yerel yönetimlerde çalışan “sanat tarihçisi” unvanlı kadrolarda bulunan emekçilere emsali personel ile aynı özel hizmet tazminatı, ek ödeme, arazi tazminatı ve ek gösterge hakları verilmelidir. Bu temel taleplerimiz ve işyerlerine özel tüm taleplerimizi kazanmak için tüm yerel yönetim emekçilerini ortak mücadeleye çağırıyoruz. Gelin birlik olalım, geleceğimize birlikte sahip çıkalım, birlikte mücadele edelim birlikte kazanalım” dedi.