Ziraat Mühendisi Hayati Tosun; Enerji yenmez, beton yenmez ve en önemlisi PARA YENMEZ.”
Samsun’un Çarşamba İlçesi Eğercili Mahallesine yargı kararlarına rağmen yapımına devam edilen BES (Biyokütle Enerji Santrali) ile ilgili Samsun’da Biyokütle Enerjinin yenilenebilir enerji olduğuna dair yapılan haberlere ilişkin Samsun e
Mehmet Rebii Özdemir
SAMSUN- Çarşamba BES sürecini yakından takip edenlerden Samsun eski ZMO başkanı Ziraat Mühendisi Hayati Tosun, yerel medyada yapılan haberlere şöyle dikkat çekti.
“Hep söylediğimiz gibi SAMSUN BİR TARIM ŞEHRİ’dir. Güzelim şehrimizde Büyük Ova kapsamına da giren üç güzel ve verimli ovamız var. Bafra, Çarşamba, Vezirköprü Ovalarımız. Bunlar devlet tarafından da kanunla koruma altına alınmış doğal varlıklarımız. Bafra ve Çarşamba Delta Ovalarımız, onları sulayan ve besleyen Kızılırmak ve Yeşilırmak ile de bir başka can ve hayat buluyor. Ama üzülerek görüyoruz ki Samsun Siyaseti ister Yerel ister Meclis olsun İktidarda olanlar bu marka değerimizi görmüyor ya da görmek istemiyor. Şehrin en önemli gelir ve geçim kaynağı tarımsal üretim hasılatıdır. Bunu Ticaret ve Sanayi Odası raporları dahi söylüyor. Ama gelgelelim tarım topraklarına konmak, bu alanları sermayenin rantına çevirmek için de var güçleri ile uğraşıyorlar. Bunun son yaşadığımız örneği de Çarşamba İlçemiz Eğerceli’ye kurulmak istenen Enerji Santrali. Kazanılmış mahkeme kararlarına rağmen, ruhsatsız olarak inşaatı devam eden santral, yeri ile yanlış, kaynağı itibarı ile de sürdürülebilir bir proje değildir. Pek çok üreticimiz de bu topraklarımızı ekip biçip ürünler yetiştiriyor, hepimizin ihtiyacını karşılıyor, geçimini de temin ediyor. Sadece Samsun değil Karadeniz’e, hatta ülkemizin pek çok iline satış yapıyoruz. Hepimiz kazanıyor, besleniyoruz. Bu proje Ovamızın havasını, toprağını, suyunu ve insanımızın sağlığını tehdit edecektir. Şayet o proje orada çalışırsa o bölge insanı artık ürününü satamaz konuma gelecektir” dedi.
PARA İLE HABER YAPTIRMANIN TARIM ve HAYVANCILIĞA NE FAYDASI OLUR?
Hayati Tosun: “Para ile haber yaptırıp ‘’Biyokütledeki potansiyelin artması hayvancılığın gelişmesine fayda sağlar’’ diyen yalancılar, para ile raporlar düzenleterek bu işin altından kalkamazsınız. Bu projenin rant ve yandaşları bu yanlıştan acilen dönünüz. Enerji yenmez, beton yenmez ve en önemlisi PARA YENMEZ. Her şeyi satın alabileceklerini zannedenler artık yeter. Güzelim şehrimizi, sağlığımızı, huzurumuzu bozmayın. Hele ki ÇED’e gerek yoktur yaklaşımı ise trajikomik bir konudur. Şükür ki Yönetenlerin vicdanı sızlamadı ama hukuk aldığı karar ile vatandaşın da gözünde adaletli sonucu ve doğrusunu tescil etti. Buradan yerele doğru bir yatırımmış gibi gösterilmeye çalışılan Eğercili’deki Biyokütle Enerji Santralinde artık durma zamanıdır. Kamuyla hiçbir ilgisi olmayan bu rant projesine iktidar siyasetinin desteği de düşündürücüdür. Kazanılmış üç mahkeme kararına rağmen inşaatın devam etmesi, buna göz yumulması yanlıştır. Ülke ve vatandaş koronavirüs salgınında can derdiyle uğraşıyorken, Çarşamba Belediyesi ve Samsun Büyükşehir Belediyelerinin rantiyecilere karşı Mahkeme Kararlarını uygulamaması, kamu olarak da görevini yapmamaktır, suça yardım etmektir. Tüm yetkilileri, olması gerekeni, görevlerini yapmaya çağırıyorum. Vatandaşlarımıza da buradan çağrıda bulunmak istiyorum. Duyarlı, vatandaş sorumluluğu içinde Ovalarımıza yapılan bu YANLIŞ yatırımlara DUR diyelim. Ve tabiki bunun için mücadele edenlere de destek olalım” diye düşüncelerini ifade etti.
Ayrıca Çarşamba Eğercili’de Samsun İdare Mahkemelerinin verdiği yürütmenin durdurulması kararlarına rağmen Çarşamba Belediyesi, Samsun Büyükşehir Belediyesi ve Samsun Valiliğinin yargı kararlarının uygulanması noktasında halen duyarlılık gösterilmediğini de SAMÇEP’in (Samsun Çevre Platformu) vekili Av. Yaşar Altürk şöyle anlatıyor.
“HER GÜN FARKLI BİR MAKYAJ, Samsun ili Çarşamba ilçesi Eğercili Mahallesindeki Biyokütle Enerji Santralı ile ilgili proje dosyasında, yıllık hammadde ihtiyacının 230.064 ton ve tesiste kullanılacak olan günlük biyokütle miktarının 630,31 ton olacağı' yazılıdır. Santralde kavak dal ve kökleri 150.000 ton, çeltik sapı ve kavuzu 135.000 ton, mısır sapı 45.000 ton, ayçiçeği sapı 35.000 ton, orman ürünleri 75.000 ton, fındık kabuğu ve zürufu yılda 55.000 ton olmak üzere yılda toplam 495.000 ton ürün kullanılacağı belirtilmektedir, Oysa mısır köteği, çeltik anızı, ağaç kabuğu, kâğıt kırpıntısı, balık kılçığı, kereste kırpıntısı toplanarak 630 tona ulaşılması mümkün olmadığı gibi, bu ürünlerin ömrü en çok bir veya iki ay ile sınırlıdır. Bu yönüyle bakıldığında, Biyokütle Enerji santralı ile ilgili Proje Dosyası aldatıcı ve yanıltıcı olduğu gibi gibi, her gün 630 ton ve yılda 230.000 ton zararlı hammaddenin doğaya saçtığı zehir insan yaşamını ve çevreyi ağır şekilde tahrip edeceği için Biyokütle Enerji santralı aslında bir zehir santralıdır. Bu yönüyle da kamu yararına aykırıdır. Bu santralin yapıldığı arazi, Çarşamba Büyük Ova Statüsünü haiz bir bölgede yer almaktadır. 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun uyarınca tarımsal potansiyeli yüksen mutlak tarım arazilerinin tarım dışına çıkartılabilmesi için alternatif arayışı zorunlu olduğu gibi, 12.12.2016 tarih ve 2016/9620 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Çarşamba ilçesi Büyük Ova statüsü ile koruma altına alınmıştır” diye konuştu.
SANTRAL İÇİN İNSAN, ÇEVRE, TOPLUM SAĞLIĞI İLE TARIMA ETKİLER DEĞERLENDİRİLDİ Mİ?
Av. Yaşar Altürk; “Bakanlar Kurulu kararını ortadan kaldıracak şekilde hazırlanan valilik işleminin hiçbir geçerliliği yoktur. Toprak Koruma iptal edilerek tesis olunan işlemi geçerlilik tanınması mümkün değildir. Kanunlara sadece vatandaşlar değil, valilik ve belediyelerin de uyması zorunludur. Benzer bir olay nedeniyle Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun verdiği yeni bir kararda alternatif alan değerlendirmesinin, santralin kurulacağı yer ve çevresiyle sınırlı olarak değil, insan, çevre, toplum sağlığı ile tarıma olabilecek olumsuz etkilerin gözetilmesi gerektiği ifade edilmiştir. 1989 yılında Orman ve Su İşleri Bakanlığınca Çarşamba ilçesi Çınarlık Köyü sınırları içinde Türkiye'nin ilk 'Tabiat Koruma Alanı' kurulmuş ve bilimsel çalışmalar için korunmuştur. 'Hacıosman Ormanı' adıyla anılan, 130 hektarlık bu alandaki bu orman, Havaalanının hemen yanı başında ve Eğercili Mahallesine 2 Km mesafededir. Birinci Derece Doğal Sit Alanı olarak Koruma altındaki Hacıosman Ormanı, 21.04.2020 tarih ve 31106 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile 'Samsun İli, Çarşamba İlçesi sınırları içerisinde bulunan Hacıosman Ormanı Doğal Sit Alanının koruma statüsünün yeniden değerlendirilmesi sonucunda, ekli kroki ile ekli listede sınır ve koordinatları gösterilen alanın Kesin Korunacak Hassas Alan olarak tescil ve ilan edilmesine' karar verilmiş olunması karşısında dönüp dönüp Biyokütle Enerji Santralarını değişik isimler altında kamuoyuna takdim ederek övmenin ve aldatıcı makyajlarla halkımızı aldatma çabasının bir anlamı yoktur. Zehir santralına karşı çevre mücadelesini kazanmamıza karşın, bu santralı yapan firmaya her gün ayrı bir güzellik yapan haberlerin değişik ambalajlarda süslenerek yayınlanması, gerçeği değiştiremez. Toprak, doğa, çevre ve insan kazanmıştır! Yöre insanının hukuk ve adalet mücadelesi kazanmıştır!” dedi.




