Alaçam Kaymakamı Fikret Zaman, Alaçam Belediye Başkanı İlyas Acar ve Samsun Büyükşehir Belediye başkanı Mustafa Demir, size bu ikinci mektubumuz. Bu mektupta benim düşündüklerimden ziyade aşağıda isimleri yer alan Alaçamlı arkadaşlarımızın düşünce, ifade ve talepleri yer almaktadır.
Hizmetleri alana kadar ve Alaçam'ı daha fazla hizmetle buluşturana kadar size mektuplarımızın ardı arkası kesilmeyecektir. Önerileri ve talepleri gelen arkadaşlarımızın da periyodik aralıklarla siz yöneticilerimizle paylaşmaya devam edeceğiz.
Alaçamlılar olarak inanıyor ve güveniyoruz ki Alaçam'ın sahipsiz olmadığını bizlere ispatlayacaksınız.
Alaçamlı Esnaf ve Samsun Alaçam garajında simsar arkadaşımız, Sedat Sölpük'ün Mülki ve Yerel yöneticilerden talepleri şöyle: 'Günaydın ulaşımda Samsun'daki durağı biliyorsunuz. İlçe simsarları ve yolcuların oturması için kapalı bir alan yok. Kafeteryada kapalı vatandaşlar kışın soğukta bekliyorlar. Bu durum herkesin malumudur. Hatta simsarların beklemesi için küçük de olsa kapalı kulübe bile yok. Gelen emanetlerimizi de dışarıda bırakamıyoruz. Yolcu olmadığı için seferleri de azalttık ne zamandan beri arabalar zararına çalışıyor ne olacağı da belli değil lokanta olayına gelince Alaçam gibi küçük bir ilçede kaç kişi paket servis yiyecek. Zararına çalışıyoruz. İçeride masada 1 kişinin bile yemek yemesi yasak. Gerisini siz düşünün. Dönercilere yaradı bu iş paket yaptırır bir köşede yer. Bu pandemi her esnafı çok etkiledi. Lokantada yaptığın masrafı alabilirsen ne ala? Alaçam'da maalesef durum böyle. Devletinde bir desteği yok ki geçen ay verdiği 1000.TL neye yarar ki? Günlük hesaplarsanız kaç liraya düşüyor onu da hepi topu 3 ay verecek. Kaç aydan beri yani pandemiden beri lokantalar zararına çalışıyor yöneticiler Alaçam’ın durumunu hepimizden iyi biliyorlar. Kendi partileri kongre yapıyor, kalabalık şekilde ama lokantada 1 masaya 1-2 kişi bile alamıyorsunuz. Sanki saatlerce oturacaklar kirayı bile ödeyemeyecek durumdayız. Bunlar pandemi dönemine ilişkin ekonomik durumumuzu anlatan ifadelerim. Öte yandan ilçemizde Turizm adına yaprak oynamıyor. Bakın bir Yakakent bile yaz aylarında nüfusunu 3-5'e katlıyor ve ekonomisi en azından yaz aylarında da olsa canlanıyor. Ama insanlar Alaçam'a girmek bile istemiyorlar. Neden bunun sorusunu yöneticiler kendilerine sorup özeleştiride bulunuyorlar mı? Bulunmuyorlar, bulunsalar projeler üreterek Alaçam'a her türlü katkıyı sunarlar. Neden Alaçam’ın Geyikkoşan mevkiisin de Yakakent gibi en azından insanları cezbedecek projeler üretilmiyor. Bu sorularım hem Alaçam hem de SBB'nı Mustafa Demir'e dir. Nihayetinde oda Alaçam'a hizmet etmek için Alaçamlılardan oy aldı. Ama Alaçam halen yerinde sayıyor neden?'
Alaçamlı olmayan ancak Alaçam'ın ekmeğini yemiş, suyunu içmiş bir arkadaşımız Bülent Orçan, duyarlı davranarak önerileri ve düşüncelerini yöneticilere şöyle anlatıyor; 'Ben Alaçamlı değilim ama orda yani Alaçam'da büyüdüm. Daha önce de yazmıştım Alaçam'ın tarihçesini anlatan bir kültür evi, müze gibi bir şey olabilir, Sivritepe iyi anlatılmalıdır, Karadeniz turu yapan firmalar Sinop'tan sonra Alaçam a uğramadan direkt geçiyorlar, bahsettiğim konu ele alınırsa bu turların uğraması içi bir sebep olur ve Alaçam'a katkısı olur. Bu tarz alt-yapı çalışmaları yapılsın bende Ankara’dan bu turların Alaçam'a uğraması için elimden geleni yaparım.' Bülent Orçan'a duyarlılığından ötürü bir Alaçamlı olarak Alaçamlılar adına sonsuz teşekkür ederim.
Alaçamlı bir arkadaşımız Aylin Kodal Mutlu'nun Alaçam'daki mülki ve yerel yöneticilere seslenişi şöyle: 'Alaçam'ın Geyikkoşan gibi muhteşem bir sahili olduğu halde hiçbir şekilde bakım ve temizlik yapılmıyor. Bir Alaçamlı olarak yazın denize girmek için Yakakent'i tercih etmek zorunda kalıyoruz. Birkaç yıldır tuvaletler yapıldı o da gerekli temizlik ve özende gösterilmiyor. Biraz bu konuda yerel yönetim de bir şeyler yaparsa sanırım, Alaçam için daha iyi olacaktır. Yerel yöneticilerimize önerim naçizane şöyle. Cadde ve sokakların bir an önce düzene sokulması. Yazın tozdan ve kışında çamurdan kurtulması için çalışmalar aralıksız sürdürülmesi gerekli. Bu konu ciddi anlamda Alaçam'ın kanayan yarası. Bir türlü cadde ve sokaklarımız çamurdan ve tozlardan kurtulmadı. Bunun önleminin alınmasını şiddetle talep ediyorum.'
Alaçam'da doğup büyüyen işi nedeniyle Samsun'da ikamet eden ancak bir ayağı Alaçam'dan kesilmeyen Nail Arslan'ın da yöneticilerden isteği şöyle: 'En önemlisi Yakakent gibi Alaçam sahiline dalga kıran yapılmalı boğulma tehlikesi çok yüksek deniz çok derin.'
Alaçam sevdalısı bir arkadaşımız Aysel Karagül Sarayköylü'nün düşünceleri ve önerileri şöyle: Alaçam'ın gençleri Alaçam'dan ayrılmak zorunda kalıyor. İş olanağı yok. Kooperatifleşmeler olmalı verimli toprakları ve hayvancılık istihdama dönüşmeli. Kültür seviyesi gittikçe düşüyor sineması, tiyatrosu, halk eğitim çalışmaları daha sistemli ve yoğun hayata geçmeli, sahili güzelleşmeli, parklar ve bahçeler çiçek ve ağaçlarla zenginleştirilmeli. Uzun yıllar taş üstüne taşın koyulmadığı Alaçam'a ve insanlarına değer verilmeli ve artık yok sayılmamalı. Teşekkür ederim kendi adıma Rebii arkadaşım mücadelen için.' Aysel arkadaşıma katılmamak imkânsız çok yerinde talepleri var yöneticilerden.
Samsun'da yaşamını sürdüren emekli bir öğretmenimiz Zeynep Baripoğlu Öztekeşin'de Alaçamlı yöneticilere şu önerilerde bulunuyor; 'Eskiden Alaçam'a değerlerine sahip çıkan büyüklerimiz vardı. Başta babam Necat Baripoğlu, Doğan Kitaplı, Şeref Aykaç hatırladığım hatırlayamadığım çok değerli büyükler şimdi Alaçam'da kimse söz sahibi değil. İl genel meclis üyelerimiz ne yapıyorlar? Acaba nasıl hizmet getiriyorlar? Yargılamak istemiyorum ama kendilerine mi çalışıyorlar? Her hafta Alaçam'a gidiyorum hiç bir değişiklik yok. Geyikkoşan’ı turizmle kalkındırabiliriz. Bizim çocukluk yıllarımız çok güzel geçti özlemle o günleri anıyorum saygılar.'
Mustafa Keskin: Kıymetli arkadaşım, Alaçam aslında sorunlar kenti. Göçle başlayan kasabadan vaz geçme hali, yerini umursamazlığa bırakmış durumda. Bence önemli konulardan birisi köy okullarının kapatılıp, çocukların zor koşullarda uzak yerlerdeki okullara taşınması. Örneğin, Dürtmen dağı çeperindeki köylerin çocukları Kızlan'a taşınıyor. Bu verimsiz olduğu kadar, pahalı da. Bunun yerine bizimde çocukluğumuzda okuduğumuz gibi, mahallelerin orta yerindeki okullar eğitim öğretime açılmalı, taşımalı sistemden vaz geçilmelidir. Selamlar
Uzun yıllar görevi gereği Alaçam'dan uzakta olan fakat emekliliği nedeniyle zamanının büyük bir kısmını Alaçam'da geçiren emekli İcra Müdürü arkadaşımız Aydın Akgün düşünce ve ifadeleri şöyle. 'Güzel yazmışsın kardeş de projeyi kim üretecek? Ben Alaçam'ın gelişmesinin kooperatifçilikle sağlanabileceğini düşünürken, bu gün bir gazeteci duayen abimiz 'köylü kurnazlığı' başlığıyla bir paylaşım yaptı bu konuda. Okumuşsundur. Ne diyelim şimdi! Köylü milletin efendisiyken 'kurnazı' olmuşsa, sorun sistemdedir. Düzen böyle kurulmuş ve böyle devam etsin isteniyor.'
Levent Acer arkadaşımızın öneri ve talepleri: ALAÇAM'ın değil TÜRKİYE 'nin de çok büyük sıkıntıları var. Say say bitmez tükenmez fakat insanlarımız sağlık ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle başka konularda yorum yapmıyorlar. Bütün siyasiler ve onlara oy verenler bu eksikliği görmezden geliyorlar. Sadece ALAÇAM YAKAKENT değil tüm TÜRKİYE nin sorunu aynı. Hiçbir konuda ilerleme yok. Sadece seçimlerden önce bir sürü vaat seçimlerden sonra sözde kalıyor. Devlet desteği ile turizm, tarım, balıkçılık, sanayi üretimi ile kalkınma hamlesi yapılabilir. Fakat devlet desteğini sadece Suriyeliler için kullanıyor. 4.5 dört buçuk milyon, TÜRKİYE de bir o kadar Suriye'de Suriyelilere yapılan yardımlar Karadeniz bölgesinin kalkınma hamlesi için kullanılmış olsaydı şu anda Karadeniz gençleri Avrupa, İstanbul, Ankara İzmir, Bursa ve diğer illerde çalışmak zorunda kalmazdı. İnşallah uykuda olanlar seçimlerde uyanırlar. Selamlar
Arslan Çelik: Alaçam, alenen ve resmen emekli kasabası olmuş. İş sahası yok herkes gurbeti mesken tuttu. Gurbetlik çekiyor memleket hasreti çekiyor. İş sahası lazım öncelikle istihdam yaratacak çözümler için el ele verilmeli. Halkında görüşlerini alarak onların mahalle ve köy temsilcileriyle görüşüp farklı düşünce ve ifadelerle kamuoyu yaratmalı yöneticilerimizin. Biliyorsunuz akıl yaşta değil baştadır. Belki sizin aklınıza gelmeyen projeler en kırsalda yaşayan yurttaşlarımızın aklına gelir ve sizlere empoze etmeye çalışırlar. Bütün bunlara açık olmalı yöneticilerimiz. Daha yazılacak çok şey var.'
Mustafa Güner, arkadaşımızda şunları kaydetti. Alaçam 'ın içme suyu sorunu var. İçme suyumuz çok fazla kireçli. Gençlerimiz için işsizlik büyük sorun. Belediye nin önderliğinde, örtü altı seracılık ile çilek yetiştiriciliği, marul, yeşil soğan, tere, roka, maydanoz, mevsimine göre sebzeler yetiştirilerek köyde oturan ailelere yardımcı oluna bilinir. Alaçam'ı yöneten yöneticilerin, özellikle de yerel yöneticilerin bu organizasyonu yapması gerek. Saygılarımla.
Elvan Atalay: Alaçam'ın her tarafı ve her şeyi sorun doğru olan bir şey yok ki, onun için nerden başlayacağımızı bilemiyoruz. Yollar köstebek yuvası gençlerimize iş sahası yok başa gelen tüm siyasetçiler kendi cebini dolduruyor. Her geçen gün küçülüyor. Canım binalar atıl durumda çürüyor. Lisemizi merkezden alıp dışarıda bir yerlere attılar.
Tabanı olmayan yerlere 7 kat ruhsatı veriyorlar. Kısaca doğrumuz yok yanlışımız çok. Devamlı göç veriyor. Yok, arkadaşım uyanmazlar. Uyuyanların yüzünden bizler uyuyamaz olduk.
Emin Karadağ: Göz göze, yüz yüze herhalde ben bile yazamıyorum. Çünkü hayallerimi bile çalmışlar ama icraat yok. Yine de maddi manevi üzerime ne düşerse memleketim için her şeyi yaparım benim için kutsal bir görevdir sevgiler.
Tarık Atalay: Alaçam'ın sorunu o kadar çok ki hangisinden başlayacaksınız. Yani komple sorun yollarımız kötü gençler işsiz tarihi evlerimiz onarım bekliyor. Sokak hayvanları aç bence en önemli sorunların başında geliyor. (Ben bundan önceki belediye başkanını bu konuda seçimde verdiği sözünü hatırlattım ama tın ses yok geçenlerde eczanesinin önünden geçerken bu duyarsız o zaman görevini yapmayan kişi sokak köpeğine süt veriyordu bana tuhaf geldi makamında otururken hiçbir şey yapmadı bu konuda) yani Alaçam'ın her tarafı sorun tabiki bir yerden başlamak gerek.
İsmet Korkmaz: Ormanıyla, suyuyla, dağlarıyla çok güzel olan Alaçam'ımızın o güzel yaylalarında oturup dinlenebileceğiniz bir piknik alanı yok maalesef. Böyle bir alanın oluşturulması bir ihtiyaçtır.
Dursun Odacı: İyi akşamlar. Merhaba. Alaçam'da en son yapılan köprü yerine bir iş yeri açılabilirdi. Tarihi konaklar yalvarıyorlar, bizi kurtarın diye. Sokak hayvanları korunmalı, kış günleri mama dağıtılmalı, hamile ve yavrulu annelere yardım eli uzatılmalı. Maalesef yaz aylarında şehir içindeki su kapları birileri tarafından toplanıyor. Set kenar, otogar ve çay yolundaki ağaçlar korunmalı. Gençlere sahip çıkılmalı. Şucu bucu demeden. Yöneticiler, halka tepeden bakmamalı, güler yüz göstermek o kadarda zor değil. İş insanları Alaçam'a sahip çıkmalı. İstihdam yaratmalı.
Ayla Ergün Beşikçi: Kızlan'da kar turizmi olabilir, biz gezi gurubumuzla geliyoruz. Ama soğukta kaçacak veya kalacak bir yer yok. Böyle bir projeye imzasını atabilir Samsun Büyükşehir veya Alaçam Belediyesi. Bu vesileyle hem ilçe tanınır. Hem istihdam yaratılır. Hemde ilçemizin ekonomisine katkı sağlar. En önemlisi de ilçemiz parmakla gösterilecek bir ilçe konumuna gelecektir. Naçizane yerel yöneticilere önerimdir.'