SON DAKİKA

Emekliyim. Gazeteciliğin kalem izi parmaklarımdan silinmedi ama cebimdeki para çoktan silindi. Bu yazıyı bir emekli gazeteci olarak yazıyorum. Ne resmi rakamlara sığınacağım ne de süslü istatistiklerin arkasına saklanacağım. Çünkü emeklinin gerçeği, tablolarla değil; pazar filesiyle, boş buzdolabıyla, kapalı peteklerle anlatılır.

Bugün Samsun’da emekliler ayakta. Meydanlarda, parklarda, sahil yolunda… Sadece Samsun’da değil; ülkenin dört bir yanında emekliler sesini yükseltiyor. Çünkü sabır çoktan tükendi. Çünkü artık mesele “geçim” değil, doğrudan yaşam meselesi.

Bir memleket düşünün; ömrünü çalışarak geçirmiş insanlarını “yük” olarak görüyor. Yıllarca prim ödeyen, vergi veren, sabahın köründe işe giden, bu ülkenin çarkını döndüren emekli bugün pazarda en ucuz sebzenin yanından başını öne eğerek geçiyor. Utanç, açlıktan önce geliyor. Soğuk ise kapının dışında değil, evin içinde.

“Emekli açlıktan ölmezse soğuktan ölür” demek abartı değildir; yaşanan çıplak gerçektir. Kışın kombiyi açmakla mutfağa girmek arasında tercih yapmak zorunda kalan binlerce insan var. Elektrik faturasıyla ekmek arasında sıkışmış hayatlar… Kira, ilaç, gıda; üçü birden olmuyor. İkisini seçiyorsun, biri seni seçiyor. Çoğu zaman hastalık.

Ve denildi ki: “En düşük emekli maaşı 20 bin liraya çıkarıldı.”
Kulağa hoş geliyor. Yuvarlak, manşetlik bir rakam. Ama emeklinin hayatı manşetlerle düzelmiyor. Bugünün Türkiye’sinde 20 bin lira, insanca yaşamak için değil; sadece biraz daha geç tükenmek için yetiyor.

Bu eleştiriyi yaparken “nankörlük” suçlamasını peşinen reddediyorum. Emekli nankör değildir; hesabı bilir. Dün 10 bindi, bugün 20 bin oldu. Ama dünün 10 biniyle bugünün 20 bini arasındaki fark, market raflarındaki etiketler kadar hızlı eridi. Zamlar maaştan hızlı koşuyor, emekli ise bastonla yürümeye çalışıyor.

20 bin lira, açlıkla yoksulluk arasındaki çizgiyi biraz kalınlaştırmaktan başka bir işe yaramıyor. Ne kirayı rahatlatıyor, ne mutfağı dolduruyor, ne de ilacı güvence altına alıyor. Sadece “bir ay daha idare” dedirtiyor. Oysa emekli hayatını idare ederek geçirmek zorunda bırakılmamalı.

Emeklinin sofrasında artık et lüks değil, hayal. Balık denizle birlikte fotoğraflarda kaldı. Meyve torunlara sorulan bir bilmeceye dönüştü. “Eskiden” diye başlayan cümleler çoğaldı. Bu bir yaşlılık belirtisi değil; yoksulluğun dili. Eskiden çay demlenirdi, şimdi sadece su ısıtılıyor. Eskiden toruna harçlık verilirdi, şimdi torundan utanılıyor.

Bir emekli gazeteci olarak kelimelerin ağırlığını bilirim. “En düşük emekli maaşı” ifadesi bile başlı başına yaralayıcıdır. Bir ülkede milyonlarca insan “en düşük” diye tanımlanıyorsa, sorun rakamda değil, zihniyettedir. Emekliyi asgaride tutmak, emeği asgari görmek demektir. Oysa emek asgari değildir; bir ömrün toplamıdır.

20 bin lira tartışması asıl soruyu perdelememeli: Emekli neden bu hâle geldi? Teknik hesaplar, katsayılar, formüller… Bunlar detaydır. Asıl mesele, emeğin yıllar içinde sistemli biçimde değersizleştirilmesidir. Çalışırken “emekli olunca rahatlarsın” denilen insanlara, emekli olunca “idare et” denildi. İdare ede ede tükendiler.

Soğuk meselesi mecaz değil. Isınmak artık doğrudan bir sağlık sorunu. Isınamayan emekli hasta oluyor, hasta olan ilaca muhtaç kalıyor. İlacı alamayan ya dozu düşürüyor ya da kaderine razı oluyor. Bu bir zincir. Bu zincir kırılmadıkça maaşın 20 bin olması hiçbir şeyi kökten değiştirmiyor.

Bir de adaletsizlik var. Aynı yıl emekli olan, benzer prim ödeyen insanlar arasında uçurumlar bulunuyor. Emekli bunu kahvelerde konuşuyor. Konuşulan rakam değil, adalet. “Benimki neden böyle?” sorusu yıllardır cevapsız. Cevapsız kalan her soru, devlete olan güveni biraz daha aşındırıyor.

Bu tabloyu gören gençler geleceğe korkuyla bakıyor. “Ben de mi böyle olacağım?” sorusu soruluyor. Bu, bir ülke için en tehlikeli sorudur. Çünkü umut biterse, sadece emekli değil toplum çöker. Bugün emekli açsa, yarın çalışan endişelidir.

20 bin lira çözüm değildir. Hatta yanlış bir tartışmanın parçasıdır. Asıl soru şudur: Emeklinin insanca yaşaması için ne gerekiyor? Barınma güvencesi, sağlıkta katkı paylarının kaldırılması, temel gıdada vergi yükünün azaltılması, kira baskısının hafifletilmesi, faturalarda emekliye özel düzenlemeler… Bunlar konuşulmadan rakam konuşmak, derin bir yaraya küçük bir bant yapıştırmaktır.

Emekli sadaka istemiyor. Hakkını istiyor. Çalışırken ödediğinin karşılığını, yaşlanınca onurunu zedelemeden almak istiyor. Onur bordroda yazmaz ama yokluğu mutfakta, evin soğuğunda, kararan televizyon ekranında hissedilir.

Bu yazıyı yazarken dışarı bakıyorum. Kış uzun, soğuk sabırlı. Emeklinin sabrı ise çoktan tükendi. Eğer bu düzen değişmezse “emekli açlıktan ölmezse soğuktan ölüyor” cümlesi bir uyarı olmaktan çıkacak, sıradan bir haber başlığına dönüşecek.

Ve daha kötüsü olacak:
Bu ülkede emekliler ölmeye devam edecek.
Sessizce.

20 bin lira emekliye yaşam değil, gecikmiş bir nefes sunar. Emekli nefes değil, hayat istiyor. Hayat ise rakamla değil, adaletle mümkün.


MEHMET REBİİ ÖZDEMİR

24.01.2026 21:25:00

Emekli Açlıktan Ölmezse Soğuktan Ölüyor

En düşük emekli maaşı 20 bin lira oldu. Emekli yine ayakta… Çünkü bu ülkede emekliler artık sadece geçinmeye değil, hayatta kalmaya çalışıyor.

TÜİK’İN MANİPÜLASYONLU RAKAMLARINA KANMIYORUZ VE İKTİDARIN SEÇİM VAATLERİNİN PEŞİNDEYİZ!

BES SAMSUN ŞUBE BAŞKANI TULUK; ENFLASYON AÇIKLANDI, RAKAMLAR YALAN, YOKSULLUK GERÇEK!

BİRLEŞİK KAMU-İŞ SENDİKASI SAMSUN ŞUBE BAŞKANI; TÜM ÇALIŞANLARA SEYYANEN ZAM YAPILMALIDIR!

SAMSUN TSO YÜKSEK İSTİŞARE KURULU İLK TOPLANTISINI YAPTI!

SAMSUN TSO YÖNETİMİNE BAŞARILAR DİLEDİLER…

SAMSUN 11 AYDA 171 ÜLKEYE İHRACAT YAPTI!

Birleşik Kamu-İş Samsun Şubesi; Sermayeye Değil Emekçiye Bütçe!

TÜİK Talimatlı Oranlarla Cebimizden Çalmaya Devam Ediyor

CHP’li Hancıoğlu: Fındık üreticimizi, kartel hizmetkârı iktidardan kurtaracağız!

Türkiye’de Fındık ve Mamulleri Sektöründe Ferrero Fındık, 6. Kez İhracat Şampiyonu Oldu!

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 19 14 1 4 29 46
2.FENERBAHÇE A.Ş. 18 12 0 6 26 42
3.TRABZONSPOR A.Ş. 19 12 2 5 15 41
4.GÖZTEPE A.Ş. 18 10 3 5 14 35
5.BEŞİKTAŞ A.Ş. 18 9 4 5 9 32
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 19 8 6 5 13 29
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 19 6 4 9 2 27
8.KOCAELİSPOR 19 6 7 6 -3 24
9.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 18 6 6 6 -6 24
10.CORENDON ALANYASPOR 18 4 5 9 0 21
11.GENÇLERBİRLİĞİ 18 5 9 4 -3 19
12.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 18 4 8 6 -6 18
13.TÜMOSAN KONYASPOR 18 4 8 6 -8 18
14.KASIMPAŞA A.Ş. 19 3 9 7 -11 16
15.HESAP.COM ANTALYASPOR 18 4 10 4 -15 16
16.ZECORNER KAYSERİSPOR 19 2 8 9 -21 15
17.İKAS EYÜPSPOR 18 3 10 5 -14 14
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 19 2 14 3 -21 9