30 Ağustos akşamı herkes gibi bende Atakum belediyesinin çağrısı ve daveti üzerine 30 ağustos 2021 tarihinde saat 20.00’de Kent Meydanındaydım. Aslında erken gittiğimin farkındaydım ama bilinçli olarak erken gittim. Benim giriş yaptığım doğu tarafında ne bir belediye görevlisi ne de kolluk kuvvetlerinden kimsecikler yoktu. Elimi kolumu sallayarak Kent Meydanına girişimi yaptım. Benim giriş yaptığım yerden takip ettim 5 dakika içeresinde 50 kişiden fazla insan alana girdiler. Kent Meydanında yavaş yavaş batı tarafına doğru yürümeye başladım. Amacım sadece gözlemleyip bir makale yazmaktı. Batı kapısı yanında 4 yada 6 kolluk kuvveti vardı. İki çadır kurulmuş ve görevliler çay, su satıyorlardı.
Batı kapısında polis memurlarının bulunduğu yerde uzun süre bekledim. Kolluk kuvvetlerinin yanı sıra Atakum Belediyesinin Zabıta Müdürü olduğunu öğrendiğim kişi elinde kimi zaman çay bardağı kimi zamanda su bardağı ile dolaşıyordu. Ancak belediyenin zabıta memurları kolluk kuvvetleriyle birlikte komün olarak çalışmayı bırakın, her biri ayrı telden çalıyorlarmış gibi bir görüntüyle karşı karşıyaydım. Batı kapısında kaldığım süre içerisinde kolluk kuvvetleri kimi zaman Kent Meydanına girenleri dip doruk ararlarken, uzun zamanda herkes elini kolunu sallayarak alana girdiler. Böylesine kalabalık olacağı belli olan yere her şeyden önce güvenliğin ve sağlığın korunması adına yetkililer ayrım yapmaksızın herkesi arayıp, HES kodu sorgulanarak alana almaları gerekliydi.
Bu güvenlik aymazlığını kimse kimseye anlatamaz diye düşünüyorum. Örneğin ben COVİD vakalığıyım yada temaslısıyım. Ancak tombala ben içeriye girdim ve birçok arkadaşımla tokalaştım yada yakın bir mesafeyle sohbet etmeye başladım. Bu tabiki de bir varsayım olduğu gibi varsayımda olmayıp gerçek olması da kaçınılmazdı. Umarım da kimsede böyle bir olumsuzluk yaşanmamıştır. Zaman geçtikçe saatler 21'e doğru gelirken insanlar bu kez kollarında rejisör koltuklarıyla gelmeye başladılar. Bu süreçte halen güvenlik ve sağlık adına en ufak bir denetim söz konusu değildi.
Konserler başlamak üzere iken sanatçıların sahne alacakları platforma doğru yanaşmaya başladım. Orası da hınca hınç dolmaya başlamıştı. Doğu ve batı kapısından girenler sahne önünde yerlerini almak adına demir korkuluklar arkasında beklemeye koyuldular. Sanatçılardan İsmail Altunsoy sahne almadan platform yanında görevli olan personelden içeriye girmek istediğimi gazeteci olduğumu söyledim ve bana kim olursanız olun buradan girmeniz yasak bütün gazeteciler dışarıdan izliyorlar sizde giremezsiniz dedi. Görevliyle polemiğe girmeden diğer tarafa doğru yürüdüm ve doğu tarafına tekrar vardım. Orada duran görevliye de gazeteci olduğumu içeriye girmek istiyorum dedim. Oda gitti bir kaç kişi ile görüştü ve uzun bir düre gelmedi. Aklıma hemen Doğu ve batı yakasından girişler neden acaba bu kadar denetim altında değil de gazeteci kimliğimle platforma yakın olan yerden alanı ve protokolü gözlemlemek için bu kadar ince elenip sık dokunuldum onu halen anlayamadım. Aslında beni içeriye almayanların büyük bir kısmı dışarıda normal zamanlarda tanıyanlar ve selam verenlerdi. Her ne olduysa o akşam kaplan kesildiler platforma beni yaklaştırmadılar. 10 dakikaya yakın bir süre sonra içeriye girdim.
İşin aslında içeriye girmeden dönüp evde bu yazıyı yazmayı planladım. Ancak Selçuk Balcı'yı ve şarkılarını çok sevdiğim için bir müddet bekleme kararı aldım. Selçuk Balcı sahne alana kadar ve 6-7 şarkısını okuduktan sonra alandan ayrıldım. Benim girdiğim alanda benden büyük bir meslektaşımda hemen peşimden platformun bulunduğu alana girdi. Belediye başkanı ve eşi kendisini hürmetkâr bir şekilde karşıladılar. Bir süre kendisiyle sohbet ettiler. Bende onlardan 1 yada 1,5 metre uzaklarından sanatçıları ve alanı izlemeye devam ediyordum. Bu süreçte Belediye Başkanı ve eşi beni mutlaka gördüler ve selam bile vermediler. Buna bir gazeteci olarak değil bir Atakumlu olarak, bir insan olarak ve bir onu seçen olarak hakkım olduğunu düşünerek bu satırlarımı karaladım.
Sanatçıların bir birinden güzel eserlerle verdikleri konser çok anlamlıydı. Ayrıca Selçuk Balcı'nın Kazım Koyuncu'yu şarkısıyla anması da konsere ayrı bir coşku kattı . Yüreklerine sağlık santçılarımızın..
Bundan sonra Atakum Belediyesinin böyle bir etkinliğine gidermiyim bilemiyorum.