Florürün insan sağlığı için zararlı etkileri
Organizmada etki gösteren tüm ilaçların yararlı ve zararlı etkileri arasındaki farkı belirleyen temel kural doz-yanıt ilişkisi olarak adlandırılmaktadır. Florürün zararlı etkileri ise doza ve alınış şekline bağlı olarak iki yönlü ortaya çıkmaktadır:
1. Kronik florür toksisitesi: Uzun bir zaman süresince değişik dozlarda florürün ağız yoluyla alınmasına bağlı olarak ortaya çıkan değişiklikler olarak tanımlanmaktadır. İki şekilde ortaya çıkabilir:
a. Dental florozis: Diş minesinin gelişimi sırasında florürün yüsek dozda alımına bağlı olarak dişlerin görünümünde ve yapısında meydana gelen
değişiklikler olarak tanımlanmaktadır. Bu değişikliklerin şiddeti alınan florürün konsantrasyonuna ve alınış süresine göre değişmektedir (1).
b. İskelet florozisi: Florürün doğal olarak yüksek olduğu coğrafi bölgelerde yaşayan insanlarda görülen ve uzun bir süre boyunca ağız yolu veya nadir
olarak solunum yolu ile florüre maruz kalınması sonucunda oluşan kronik bir metabolik kemik hastalığı olarak tanımlanmaktadır (7,8).
2. Akut florür toksisitesi: Florür içeren preparatların endüstride kullanımı iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı tarafından ve ticari olarak kullanımı da Food and Drug Administration (FDA) tarafından düzenlenmiştir. Ticari flüorür ürünleri (diş macunları ve gargaralar) ve profesyonel uygulamalarda kullanılan preparatlar (vernikler, jeller) uygun olmayan koşullarda kullanıldıklarında toksik ve hatta ölümcül olabilirler. Uygun olmayan koşullar, preparatların istem dışı ve/veya kaza ile bir seferde yutulması ile meydana gelmektedir. Bu durumda toksik etki doza bağlı olarak ortaya çıkmakta ve olası toksik doz kavramı önem kazanmaktadır. Olası toksik doz, toksik bulgu ve belirtilerin ortaya çıkmasına neden olabilecek ve acil terapötik girişim ve hastaneye
yönlendirmeyi gerektiren minimum doz olarak tanımlanmaktadır. Son yıllarda florür ile endişelerin ortaya çıkmasına neden olan çalışmalar, doğal içme
sularında optimal doz olan 0,7- 1 ppm’in çok üstünde, yüksek konsantrasyonda florür bulunan bölgelerde yaşayan bireyler üzerinde yapılan çalışmalardır. Dünyada yüksek konsantrasyonda florüre maruz kalma ile zihinsel gelişim veya nörotoksisite arasındaki ilişkinin değerlendirildiği çalışmaların Çin, İran, Hindistan gibi ülkelerin içme sularında optimal dozun çok çok üstünde florür bulunan bölgelerinde yaşayan bireyler üzerinde yapıldığı görülmektedir.
Bu çalışmalarda ele alınan çocukların IQ değerleri, düşük veya optimal dozda florürlü içme suyu olan bölgelerde yaşayan çocukların IQ değerleri ile karşılaştırılmıştır. Bazı çalışmalarda sulardaki iyot, kurşun, arsenik gibi maddelerin de ölçülmüş olduğu ancak IQ seviyesi üzerinde çok etkili olduğu bilinen ebeveynlerin eğitim düzeyleri, sosyoekonomik durumları, hava su kirliliği gibi faktörler değerlendirilmediği görülmüştür. Bu çerçevede IQ seviyesi ve içme
suyundaki florür seviyesi arasında ilişkinin bu çalışma sonuçlarına göre kurulması şüphe uyandırmaktadır. Bu çalışmalar coğrafik olarak yüksek oranda florürlü doğal su kaynakları içeren bölgelerde yapılmış olup, diş çürüklerinden korunma amacı ile kullanılan florür uygulamaları ile bu yüksek maruziyetin bir ilgisi bulunmamaktadır. Bu nedenle, bu çalışmaların sonuçları ile, diş çürüklerinin önlenmesi için önerilen sistemik ve yerel florür uygulamalarının
bilinen ve kanıtlanmış etkilerinin değerlendirilmesi günümüzde geçerli olan kanıta dayalı bilimsel yaklaşımlara uymamaktadır. Dünyada ağız ve diş sağlığı için florürle ile ilgili görüşler 2006 yılında DSÖ, FDI ve Uluslararası Dental Araştırmalar Birliği (IADR), 30 ülkeden 80 uzmanın katılımı ile gerçekleştirilen “Florür ile ağız sağlığı üzerine bir global konsültasyon” düzenlemişler (19) ve florür kullanımının ilerletilmesi için bir aksiyon planı oluşturmuşlardır
(20). Dünyanın genel sağlık ve ağız-diş sağlığı ile ilgili en güçlü üç kuruluşunun yayınladığı ve hükümetler ile diğer yetkili oluşumları teşvik ettiği bu aksiyon planına göre atılması gereken adımlar:
Tüm ülkelerde ağız ve diş sağlığı için flüorüre ulaşımı sağlayan etkili bir mevzuat, gerekli yönergeler ve programlar geliştirilmelidir.
Florür sağlıkla ilgili çeşitli iletişim yollarına, sağlığı geliştirme stratejileri ve programlarına dahil edilmelidir.
Sağlıklı diyetler ile sağlığın iyileştirilmesi söz konusu olduğunda, diş sağlığı için florür dahil edilmelidir. Hükümetler diş sağlığı için geliştirilen florür ürünleri üzerindeki vergilendirme ve gümrük tarifelerini kaldırmak veya azaltmak yönünde teşvik edilmelidir.
Üreticiler olanakları kısıtlı popülasyonların rahatlıkla ulaşabilmesi için etkili ve ekonomik florürlü diş macunu üretmek ve pazarlamak yönünde teşvik
edilmelidir.