MEHMET REBİİ ÖZDEMİR

Tarih: 29.01.2020 19:24

ÇGD; “2019 YILININ SON ÜÇ AYININ MEDYA RAPORU!”(1)

Facebook Twitter Linked-in

 
Çağdaş Gazeteciler Derneğimiz her yıl her üç ayda bir mesleğimizle ilgili her türlü gelişmelere ilişkin raporlar düzenleyerek gazeteci meslektaşlarımızla ve kamuoyuyla paylaşmakta. 2020 yılında da 3 ayda bir raporlar düzenleyip yayınlamaya devam edilecek olan raporların 2019 yılının Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ilişkin raporundan önemli kısımları siz okurlarımızla paylaşmak istiyorum.
SANSÜR
-Mansur Yavaş’ın flaş açıklamaları haber olmadı
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Habertürk’teki Teke Tek programında ilk kez ayrıntılı ve çarpıcı bazı bilgiler verdi. Örneğin, 2015’ten bu yana sulanan ve çimi biçiliyor gösterilen 145 bin metrekare olarak belirtilen alanın uydu ile ölçüldüğünde 14 bin 500 metrekare çıktığını, 170 bin ağaç yerine 17 bin ağaç dikildiğini anlattı. Ankapark’ın maliyeti, belediyenin 6 aylık bilançosu gibi çok tartışmalı başlıklara ilişkin bu açıklamalar başka yayın organlarında haber olmadı. (2 Ekim 2019)
 
-Milletvekilinin evinde çalışan Kadirova’nın ölümüne perde
AKP Milletvekili emekli General Şirin Ünal’ın evinde çalışan Özbekistanlı 23 yaşındaki Nadira Kadirova’nın 23 Eylül’deki ölümü yaygın medyadaki oto sansürü bir kez daha gösterdi. Genç kadının ölümü birkaç internet sitesi ve gazete dışında günlerce hiç haber olmadı. Emniyet iki gün sonra intihar açıklaması yaptı. İktidarın yıllar yılı basın üzerinde kurduğu ağır denetim ve baskı, bir siyasetçinin evinde bir şüpheli ölümün, basın ve kamuoyu takibinden uzak tuttu. (2 Ekim 2019)
 
-Yandaş Sabah gazetesi yandaş yazarı Uluç’u sansürledi
Sabah Gazetesi yazarı Hıncal Uluç’un, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası konserini anlattığı yazısı sansürlendi. Saray kelimeleri külliye olarak değiştirildi. Uluç ertesi gün şöyle yazdı: “Ben 'Saray' sözcüğünün nasıl başkanı ve iktidarı karalamak için yıpratıldığını iyi biliyorum. Bildiğim için de bu karalamalara yenilmek değil, inadına üstüne gitmek için 'Saray' sözcüğünü kullanıyorum.” (3 Ekim 20019)
 
-Gerici fikirlere telif ve hakaret davalarıyla koruma
Sosyal Doku Derneği Başkanı Nurettin Yıldız’ın “6 yaşındaki çocuk evlenebilir” türünden gerici sözleri pek çok çevre tarafından eleştirildi. Yıldız ise kendisine yönelik eleştirileri önlemek adına pek çok muhalif gazeteci hakaret ve telif davaları açma yöntemi izledi. Gazeteci Mustafa Hoş da o davalardan etkilenen isimler arasındaydı. Youtube’daki haber kanalında Yıldız’ın telif davalarının önüne geçmek için onun yüzünü göstermeden ve ismini anmadan, “yüzsüz kişi” hakkında yayın yaptı. Hoş şöyle dedi “Meslek hayatımın en zor anlarından biri oldu. Adını anmam bile yasak. Kendi cümlelerini söylemem de yasak. Erdoğan, Bahçeli ve Binali Yıldırım’ın onun hakkında söylediklerini de adını vererek kullanamıyorum. Sansürü ancak böyle aşabildim.” (16 Ekim 2019)
Cumhuriyet gazetesi yazarı Zafer Arapkirli de Yıldız’ın “6 yaşındaki çocuk evlenebilir” sözlerini sosyal medya hesabında eleştirmiş “Kepazeliği ahlaksızlığı nasıl savunuyorsun. Bu aşağılık pisliklere kimse dur demeyecek mi?” diye yazmıştı. Bu paylaşım nedeniyle yargılandığı hakaret davasından beraat etti. İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada çıkan karar sonrası Nurettin Yıldız’ın avukatı, “Bunu bırakmayız” dedi. (26 Aralık 2019)
 
-Sendika başkanına saldırı haberine erişim engeli 
Eğitim-İş Bursa Şube Başkanı Özkan Rona’nın uğradığı tekme yumruklu saldırıya ilişkin haberlere Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı’nın başvurusu üzerine Ankara 1. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından erişim engeli kararı verildi. Erişim engeli 11 haber sitesini kapsıyor. Özkan Rona, 25 Ekim’de sendikanın Fomara’daki binasından çıkışında aracına bindiği sırada ülkücü olduklarını ileri süren 3 kişinin tekme yumruklu saldırısına uğramıştı. Saldırganlardan biri o sırada orada bulunan sivil polisler tarafından yakalanmıştı. (28 Ekim 2019)
 
-İktidarın hedefi haline gelen gazeteci Faruk Bildirici’nin RTÜK üyeliği düşürüldü
Gazeteci ve RTÜK’ün muhalif üyesi Faruk Bildirici, kurum içindeki etik ihlallerinin üzerine gitmesi ve RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’in yasaya aykırı olarak başka kurumlardan da maaş aldığını ortaya çıkarıp istifaya çağırmasının ardından karalama kampanyasıyla karşılaştı. Sabah gazetesi, RTÜK binası güvenlik kamerası görüntülerini, “makam aracını sevgilisi ve köpeği kullanıyor” başlıklarıyla servis etti. (27 Ekim 2019)
Bildirici, “hiçbir hukuk ve etik dışı boyutu bulunmayan bu görüntüleri çarpıtmaktan başka çare bulamamışlar. Keşke bu haberi yaptırıp itibar suikast ine girişenler de kamu yararı konusunda benim kadar hassas olsa” açıklaması yaptı. Sabah’ın Bildirici’yi hedef gösteren bu haberinin bir kampanyanın parçası olduğu daha sonraki gelişmelerle ortaya çıktı. Üç gün sonra Sabah gazetesi yazarı Dilek Güngör “Faruk Bildirici için tehlike çanları çalıyor” başlıklı bir yazı kaleme aldı ve Bildirici karşıtı kampanyanın nasıl ilerleyeceğini de işaret etti. Güngör şöyle yazdı:
“RTÜK, Barış Pınarı Harekâtı’nda terörün amacına hizmet edecek taraflı yayınlara müsamaha gösterilmeyeceğini söyledi. Hemen sosyal medya hesabından terör destekçiliği yapanlara sahip çıktığını ilan etti. FETÖ'nün MİT TIR'ları ihanetinde aktif rol alan ve kara propaganda yapan CHP'li Özgür Özel ile kol kola girdi. TBMM'de basın toplantısı yaparak, üyesi olduğu kurumun başkanına çattı. Sanırım hepiniz kimden bahsettiğimi anladınız. Tabii ki, CHP kontenjanından RTÜK'e giren Faruk Bildirici'den... Her seferinde hukuktan dem vurur ya... Bakalım kendisi hukuka ne kadar uyuyor? Açın, 6112 Sayılı Kanunu... 38 ve 40'ıncı maddelerde üst kurul üyelerine getirilen yasaklamaları inceleyin... Ne diyor kanun? RTÜK üyeleri bir siyasi parti temsilcisi gibi hareket edemez, tarafsızlık ilkesine gölge düşüremez. Özel ve kamu medya hizmet sağlayıcılarının görev ve yetki alanına giren konularda doğrudan veya dolaylı taraf olamaz. Kurumla ilgili gizlilik taşıyan bilgileri, yayıncılarla ilgili sırları görevden ayrılsalar dahi açıklayamaz. Bu fiilleri işleyenler görevden çekilmiş sayılır.” (30 Ekim 2019)
Güngör’ün işaret ettiği süreç için harekete geçildi. RTÜK, Bildirici’nin üyeliğini düşürmek için toplandı. RTÜK Başkanının yasa ve etik dışı şekilde TÜRKSAT ve Basın İlan Kurumu yönetiminde bulunduğunu ortaya çıkarıp eleştiren, bu nedenle Meclis’e dilekçe veren ve RTÜK Başkanının istifasını isteyen Bildirici’nin tarafsızlığını kaybettiği gerekçesiyle üyelik görevinden çekilmiş sayıldığı kararı 2'ye karşı 6 oyla alındı. Faruk Bildirici şunları söyledi: 'Ben Şahin'in çekilmiş sayılması gerektiğini, müstafi duruma düştüğünü ve yönettiği toplantılardaki kararların kanunsuz olduğunu savundum, kararlara muhalefet şerhleri düştüm. Onunla da kalmayıp İdare Mahkemesi'nde dava açtım. Şahin, hukuk mücadeleme dayanamadı ve benden kurtulmak için maalesef kuruldaki sayısal çoğunluğa dayanarak üyeliğimi düşürme yolunu seçti. Kendi hukuksuzluğunun üzerini örtmek için yine hukuk dışı bir yöntem uyguladı. Hiçbir somut gerekçe, hiçbir somut suçlama olmadan üyeliğimin düşürülmesi beni mücadelemden alıkoyamaz”. Bildirici, kararı yargıya taşıyacağını da ekledi. (31 Ekim 2019)

Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —