MEHMET REBİİ ÖZDEMİR

Tarih: 29.06.2020 21:23

DÜNYAMIZDAN VE DOĞAMIZDAN KİRLİ ELLERİNİZİ ÇEKİNİZ(1)!!!

Facebook Twitter Linked-in

 Sinop Nükleer Karşıtı Platformu (NKP) sözcüsü  Zeki Karataş, Dünya Çevre Günüyle ilgili çok çarpıcı açıklamaları paylaştı.

NKP Sinop Sözcüsü Zeki Karataş ile söyleşimizden aldığımız notları siz okurlarımızla 3 bölümde paylaşıyorum.

Çöp Teknolojisi cenneti olmamak için; Yaşamı, Doğayı ve Çocuklarımızın Geleceğini Savunmak İçin; Doğanın talanına, Tarihimizin Yok edilmesine, Termik Santrallere ve Nükleer Santrallere Karşı Direneceğiz!

 

Yaşadığımız Dünya Bize  

Atalarımızdan miras değil,

Çocuklarımızın emanetidir.

( Kızılderili Atasözü)

Bu gün 5 Haziran Dünya Çevre Günü! Bundan 48 yıl önce; 1972 yılında İsveç'in Stockholm kentinde yapılan Birleşmiş Milletler Çevre Konferansı’nda alınan bir kararla, “5 Haziran Dünya Çevre Günü” olarak kabul edildi. Geçtiğimiz yıllarda, “İnsanları doğaya bağlama” teması ile temiz bir ortamın insanlığa sağladığı temiz gıda güvenliği ve gelişmiş sağlıktan, Ekonomik ve Ekolojik yaşamı sağlamaya, su temini ve iklim istikrarına kadar geniş faydalara dikkat çekilmişti.

Ancak; son birkaç aydır küresel olarak yaşanan COVID-19 salgını ulusal ve bölgesel sınırları yerle bir ederek tüm gezegene yayıldı! Koronavirüs’ ün yayıldığı ülkelerde devletler süreci tedavi edici yöntemleri, sokağa çıkma yasakları ve karantina ile yönetmeye; insanları bulundukları binalara, beton yapılarının içine ve bireyselliğe hapsederek aşmaya çalışmaktadırlar.

Ülkemizde de Küresel Covid-19 salgını dolayısıyla toplumun; sosyal, psikolojik, ekonomik ve ekolojik açıdan büyük sıkıntılar yaşadığı bir dönemde; salgınla mücadele edemeyen, ekonomik çöküntü içinde çıkış bulamayan siyasal iktidar, çareyi salgını fırsata dönüştürmekte buldu. Yaşamakta olduğumuz salgın, aynı zamanda kapitalist sistemin yarattığı ekolojik ve ekonomik krizlerinden biridir. Kapitalist sistem yaşamı, yaşam alanlarını, doğal varlıkları içine alarak ekoloji krizlerini derinleştirdikçe canlılar baş edemeyecekleri durumlarla karşı karşıya kalmaktadır.

Yüzyılın başından itibaren tanışmak zorunda kaldığımız SARS ve MERS bulaşıları ile aynı aileden olan Covit-19; insanlarda ölümcül bir etkiye ulaştı. Canlıların yaşam alanlarına tecavüz eden yapılaşmalar, endüstriyel atıkların zehirleyici etkisi, doymak bilmez bir iştah, sağlıklı gıdaya ulaşmadaki korkunç eşitsizlikler ve daha niceleri kapitalist sistemin suçudur. Şurası açıktır; kapitalist üretim sistemi değişmedikçe bu krizleri yaşamaya devam edeceğiz. 

Bu nedenle de, kapitalizmin yarattığı ekolojik krizler derinleştikçe, gelecek için çözüm arayışları ekoloji politik perspektifi ile kapitalizme karşı yaşamın yeniden inşasını, dayanışmayı, toplumsal örgütlenmeyi sağlamaya mecburuz. Fiziksel mesafeyi korusak bile, sosyal mesafede yakın durmalıyız.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —