Menü Çağdaş Samsun  "Okumak Bilgi, Bilgi Güçtür"
MEHMET REBİİ ÖZDEMİR

MEHMET REBİİ ÖZDEMİR

Tarih: 16.10.2020 15:02

İhtiyacımız Olan “ALGI Yönetimi” Değil “SALGIN Yönetimi”

Facebook Twitter Linked-in

Dr. Ergün Demir ve Dr. Güray Kılıç hekimimizin açıklamalarına ve bilgilendirmelerine devam ediyoruz. Kendilerine siz okurlarımız adına teşekkür ederim. İyi ki TTB var ve iyi ki hekimlerimiz var.

 Salgını Yönetmek Ciddiyet İster! Sağlığımızla ve Aklımızla Oynamayın!

Sağlık Bakanlığı infuenza aşısını henüz temin edememişken corona aşısı müjdesi veremez!

Eczacı odaları dün açıklama yaparak haykırıyor: Zatürre aşılarına erişim zorlukları, yani aşı yetersizliği vardır. Grip aşılarında ise aşılama mevsimi başlamasına rağmen henüz yurdumuza aşı gelmemiş ve halkımıza sunulamamıştır. Bu gerçekler ortadayken Sağlık Bakanı dün akşam yaptığı açıklamada “dişinizi sıkın 2-3 aylık zaman kaldı Corona aşısı yolda” müjdesi veriyor.

Korona virüsü salgını sürecinde uzmanlar sürekli 65 yaş üzeri ve kronik hastalığı bulunan kişilere uygulanacak zatürre ve grip aşısının önemine dikkat çekmektedirler. Oysa ülkemizde her iki aşıya da erişimde sıkıntılar yaşandığı herkesin malumudur.

Her yıl Eylül ile başlayan aylar (Ekim-Mart) Türkiye için influenza (grip) vakalarının arttığı bir dönemdir. Bu yıl farklı olarak COVID-19 pandemisi ile influenza aynı zaman diliminde bir arada görülecektir. Dolayısıyla tanı, tedavi, aşı, kişisel koruyucu malzeme kullanımı ve sağlık hizmetlerinin organizasyonu başlıklarına ilişkin sağlık otoritesince yürütülecek kapsamlı hazırlıklara gereksinim vardır.

Aşı temininde yaşanan sıkıntılar nedeniyle  9 Bölge Eczacı Odası tarafından yapılan açıklamada  özetle “İçinde bulunduğumuz pandemi döneminde, her ne kadar Covid-19'a karşı etkinliği olmasa da bilim insanlarının tavsiyesi ile zatürre ve grip aşılarına talep artmıştır. Ancak aşı uygulaması yönündeki tavsiye kararları ve buna bağlı olarak artan talebe karşın, ilgili firmalar tarafından yapılan açıklamalara bakıldığında, maalesef yeterli miktarda aşının ülkemize ithal edilemeyeceği anlaşılmaktadır.

Sağlık Bakanlığı, risk grupları içinde yer alan vatandaşlarımıza zatürre aşısını aile sağlığı merkezlerinde  uygularken, diğer vatandaşlar ise aşıyı eczanelerden temin etmeye çalışmaktadır. Ancak her iki noktadan da zatürre aşılarına erişim zorlukları, yani aşı yetersizliği vardır.

Grip aşılarında ise aşılama mevsimi başlamasına rağmen henüz yurdumuza aşı ithal edilememiş  ve halkımıza sunulamamıştır. Gecikme dışında, hastalara sunulacak aşıların sayısal yetersizliği ile ilgili ciddi kaygılar vardır.

 Aşı sıkıntısının azaltılması için;

● Herhangi bir sınırlama yapılmadan risk grupları başta olmak üzere, grip aşısı talebi karşılanmalıdır.

● Aşıların vatandaşlarımıza ulaştırılması konusunda yetkililer sorumluluk almalı, eczacılar ile vatandaşlarımız karşı karşıya getirilmemelidir. Bu konuda acilen bir planlama yapılarak, ülkede standart uygulama sağlanmalıdır.

● Ticari sır denilerek açıklanmayan, ülkemize ithal edilecek grip aşısı sayısı net bir biçimde kamuoyu ile paylaşılmalı ve süreç şeffaf bir şekilde yönetilmelidir.

● İthal edilen grip aşılarının tümü eczaneler aracılığıyla halka sunulmalıdır.”

şeklindeki önerilerini sunmuşlardır.

Dünya Sağlık Örgütü’nün 31 Temmuz 2020 tarihinde yaptığı resmî açıklamayla dünya genelinde 26 adet klinik, 10 tanesi de ülkemizde olmak üzere, 139’u da klinik öncesi çalışma aşamasında olan toplam 165 aşı araştırmasının devam etmekte olduğunu kamuoyuna bildirdi.

Sağlık Bakanı ise dün yaptığı basın toplantısında “Corona aşısı için önümüzdeki 2-3 aylık zaman kaldığı düşünülürse tünelin ucu ve ışık göründü’ ’açıklaması yaptı.

65 yaş üstü büyüklerimizi ve kalp, şeker, tansiyon, KOAH gibi kronik hastalığı olan vatandaşlarımızı aile hekimliği ile eczane arasında haftalardır zatürre aşısı için mekik dokutan, mevsimi gelmesine karşın grip aşısını henüz getirtemeyen Sağlık Bakanı Faz 3 çalışmaları devam eden, etkinliği bilinmeyen ve henüz üretimine bile geçilmeyen Corona aşısını 2-3 ay sonra vatandaşların kullanımına girecekmiş gibi algı  yaratmaya çalışmaktadır.

Sonuç olarak;

Herkes biliyor ki, hükümet tarafından açıklanan ne TÜİK verileri gerçeği yansıtmaktadır ne de COVİD-19 salgını verileri. Gerçekler gizlenmektedir. Ama artık bu tür oyunlarla dahi gerçek saklanamıyor. Mızrak çuvala sığmıyor.

 Eylül dönemiyle başlayacak grip döneminde hastalık yükünden korunmanın en önemli yolu risk gruplarına grip aşısının sağlanması ve uygulanmasıdır.

 Ancak grip aşılarında aşılama mevsimi başlamasına rağmen henüz yurdumuza aşı gelmemiş ve halkımıza sunulamamıştır. Gecikme dışında, hastalara sunulacak aşıların sayısal yetersizliği ile ilgili ciddi kaygılar vardır.

Aşıların vatandaşlarımıza ulaştırılması konusunda Sağlık Bakanlığı sorumluluk almalıdır. Bu konuda acilen bir planlama yapılarak, ülkede standart uygulama sağlanmalıdır. Aşıların sunumunda öncelik, parası olana değil, riski olana verilmelidir.

Yıllardır üretilen ve kullanılan zatürre ve grip aşısını ülkemize yeterince getiremeyen Sağlık Bakanı daha henüz etkinliği bilinmeyen ve üretim aşamasına bile geçmemiş Corona aşısı ile halka umut satmaya çalışarak aklımızla alay etmemeli, yıllardır üretilen ve kullanılan zatürre aşısını öncelikle ülkemize getirmelidir. Mevsiminin çoktan gelmesine karşın grip aşısının henüz getirtilemediği ülkemizde -bulunduğu takdirde daha henüz üretimine bile geçmemiş- koronavirüs aşısının zaman geçirmeden nasıl temin edileceğini de doğrusu herkes çok merak etmektedir.

 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —