Menü Çağdaş Samsun  "Okumak Bilgi, Bilgi Güçtür"
MEHMET REBİİ ÖZDEMİR

MEHMET REBİİ ÖZDEMİR

Tarih: 13.05.2024 17:18

EĞİTİM EMEKÇİLERİ VE EĞİTİM KURUMLARI NE KADAR GÜVEN DE?

Facebook Twitter Linked-in

81 ilde eğitimciler, eğitim sendikaları bir araya gelerek değişik yerlerde platformlarda tepkilerini kalabalık bir şekilde dile getirdiler. 

Samsun’da da 4 eğitim sendikası (Eğitim-Sen, Eğitim-İş, Öğretmen-Sen ve Hürriyetçi Eğitim-Sen) sabah 10.30’da öğretmenevinde bir araya geldiler. Yıllardır Samsun’da gazetecilik yaparım 4 eğitim sendikasının bir araya gelerek öfkelerini, tepkilerini dile getirmelerini ilk defa gördüm dersem yalan olmaz. 

Öğretmenlerin ve eğitim emekçilerinin, birbirleriyle dayanışma içinde öğretmenevinin önünden düzenli ve disiplinli olarak sloganlarını atarak Samsun valiliği kampüsüne kadar yürüdüler. Valilik kampüsüne geldiklerinde 4 eğitim sendikası yöneticisi ayrı ayrı basın mensuplarıyla paylaşacakları öfke ve tepki dolu metinlerini okudular.

Eğitim emekçilerinin konuşmalarını dinlerken öte yandan da onları izleyen ve dinleyen halktan kişileri dinledim. Bakın neler söylediler. “İşte bu! Bakın dört eğitim sendikası bir araya gelmişler ve katledilen öğretmen meslektaşları için seslerini valilik binası önünde duyurmaya çalışıyorlar ve basını bilgilendiriyorlar. Ne güzel aslında eğitimciler sadece canları yandığında değil, her zaman ortak noktalarda bir araya gelerek seslerini duyurmak için şimdi olduğu gibi tepkileri göstermeliler” diye konuşuyorlardı.

Okulunda hunharca katledilen İbrahim Oktugan’ı rahmetle anıyorum. Ailesine ve öğretmen meslektaşlarına sabırlar ve baş sağlığı diliyorum. 

Şimdi eğitim emekçilerinin cinayetlere ve şiddete maruz kalmalarının nedenlerinden birisi kesinlikle ve kesinlikle GÜVENLİ OKULLAR!

Peki nedir bu GÜVENLİ OKULLAR?

Özellikle okullarda gerçekleşen şiddet ve cinayet olaylarının hemen ardından ülkemizde olduğu gibi tüm dünyada “güvenli okul” kavramı gelişmeye başladığı su götürmez bir gerçektir. 

Aslında eğitim emekçilerinin istedikleri “güvenli okul” uyumlu okul diye düşünüyorum. Her meslek grubunda biliniyor ki tek başına güvenlik hiçbir şey ifade etmez, etmemiştir de. Güvenli okul, güvenli hastane, güvenli kamu daireleri dediğimizde akla sadece polis, jandarma ya da özel güvenlik elemanı ile alınan fiziksel önlemler akla gelmemeli. 

Güvenli okulların uygulanabilmesi için “Güvenli Okul” kavramının gelecekte eğitim kurumlarında yaşanan şiddetin nasıl önlenebileceğine dair temel kuralları ortaya koymaktır. Güvenli okulları meydana getirmenin belirli bir süre alması gerektiğini de hesaba katmak gerekir.

Yasal olmayan ateşli silahlar ve kesici yasal olmayan yollardan okula ulaşma ve kullanmada, öğrencilerin ve ergenleri yasa dışı yollardan edindikleri silah sahibi olmaları ne yazık ki bunu kullanmaları eğitim ve insanlık adına çok ciddi bir tehdit olduğu aşikardır. 

Devam ediyorum.

Kamuoyuna daha çok yansıyan sağlıkta şiddet, kadına şiddet olaylarının yanı sıra, okullarda yaşanan şiddetin ve eğitim emekçilerine yönelik saldırıların önlenebilmesi, iktidar ya da yetkililer tarafından eğitim emekçilerinin hedefe konulduğu politikalar ve uygulamalara son verilmesi konusunda adımlar neden atılmıyor?

Ülkenin dört bir yerinde okullarda (eğitim kurumlarında) hep aynı kopyala yapıştır şiddetler ve cinayetler işleniyor. İşte tamda burada yaşanan bu olayların arkasındaki sebepleri bir öğretmen babası olarak çok merak ediyorum!

Eğitim kurumlarında öğretmenler ve diğer çalışanlar can güvenlikleri olmadan, sağlanmadan nasıl verimli eğitim verecek?  

Herkesin bu ifadeye katılacağını düşünüyorum “UNUTMAYALIM Kİ, EĞİTİMSİZ BİR TOPLUM, KARANLIĞA MAHKUMDUR!”

4 öğretmen sendikasının üyelerinin Millî Eğitim Bakanlığından talepleri: şöyleydi;

İktidarın ve MEB’in plansızlığı nedeniyle okullarımız güvenlik açısından ciddi risk altındadır. 

Okullarımızdaki güvenlik açığının faturasını canımızla mı ödeyeceğiz? 
Buradan bir kez daha altını çiziyoruz. Her suç gibi bu suçun da azmettiricileri olduğunu biliyor ve onları çok iyi tanıyoruz.

Daha önce defalarca yaşadığımız cinayetler gibi bu son cinayetin de azmettiricileri; öğretmenliği itibarsızlaştıranlardır, herkes öğretmenlik yapabilir, öğretmenler çalışmıyor ya da az çalışıyor gibi yanlış bir algıyı toplumda yaymaya çalışanlardır. 
Bizleri bugün okullarımızda açık hedef haline getirenler; liyakatsiz şekilde atandıkları koltukları bir hükümdarlık alanı gibi kullananlardır!
Her fırsatta bizleri aşağılamaya çalışan siyasi iktidardır, onların atadığı yöneticilerdir. 
Öğretmenliğin aynı zamanda bir uzmanlık mesleği olduğunu görmezden gelenlerdir. 
Okullarda şiddeti körükleyenler; eğitime dair eleştiri ve önerilerimize yıllardır kulak tıkamakta ısrar edenlerdir, gerçek sorunları görmezden gelenlerdir.
Bizleri hedef haline getirenler; her fırsatta emeğimizi küçümseyenler, mesleğimizi itibarsızlaştıranlardır. 

Bugün eğitim emekçilerinin canlarından endişe ederek okula gidiyor olması işte bunların eseridir. 

Bunun için atılması gereken ilk adım bu zihniyetin kökten değişmesidir.
Okullardaki şiddetin arkasındaki nedenler somut olarak ortaya çıkarılmalı, eğitim emekçilerinin can güvenliği sağlanmalıdır. 

Unutulmamalı eğitim emekçilerinin de yaşaması gereken bir hayatı var, ışık olacağı daha çok öğrenci var. Evinde ailesi çocukları var. Sadece sizlerin evi ocağı, çoluk çocuğunuz yok. 

Umarım bu son olur!


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —