Menü Çağdaş Samsun  "Okumak Bilgi, Bilgi Güçtür"
MEHMET REBİİ ÖZDEMİR

MEHMET REBİİ ÖZDEMİR

Tarih: 10.03.2026 16:47

İftar daveti mi, basına protokol dersi mi?

Facebook Twitter Linked-in

Yer: Ramada Otel.

Düzenleyen: Yeniden Refah Partisi Samsun İl Başkanlığı.

Programın davetlileri arasında yerel ve ulusal basın mensupları da vardı.

Gazeteciler davete icabet etti.

Programı takip etmek için otele geldiler.
Genel başkan yardımcılarının konuşmalarını dinlediler.
Genel Başkan Fatih Erbakan’ın konuşmasını ayakta izlediler.
Notlarını aldılar, görüntülerini kaydettiler, fotoğraflarını çektiler.

Kısacası gazeteciler o akşam mesleklerini yaptı.

Konuşmalar bitti.

Sıra iftara geldi.

Gazeteciler doğal olarak kendilerine bir masa gösterileceğini düşündü. Çünkü o programa davet edilmişlerdi.

Ama o akşam Ramada Otel’de ortaya çıkan tablo, sıradan bir organizasyon eksikliğinin çok ötesindeydi.

Basın mensuplarına ne bir masa gösterildi.

Ne bir yönlendirme yapıldı.

Ne de “buyurun” diyen oldu.

Salonda iftar hazırlıkları sürerken gazeteciler bir süre ayakta bekledi.

Sonra gerçek ortaya çıktı.

İftar salonunda gazeteciler için herhangi bir masa ayrılmamıştı.

Bir süre sonra basın mensupları iftar salonunun dışına yönlendirildi.

Ramada Otel’in girişindeki restoranda önlerine yalnızca bir kase çorba ve ekmek konuldu.

Oruç tutan bazı gazeteciler iftarlarını su ve çorba ile açtı.

Sonra da sessizce otelden ayrıldılar.

Ama giderken söyledikleri söz aslında bu mesleğin özeti gibiydi:

“Biz gazeteciliği yemek için yapmıyoruz.”

Doğru.

Gazeteciler bir davete yemek yemek için gitmez.

Gazeteciler görev için gider.

Nitekim o akşam da görevlerini yaptılar.

Ama burada asıl mesele gazetecilerin ne yediği ya da ne yemediği değildir.

Asıl mesele şudur:

Bir siyasi parti tarafından davet edilen gazetecilerin o davette nasıl karşılandığıdır.

Siyasette protokol önemlidir.

Davet önemlidir.

Ev sahipliği önemlidir.

Ve en önemlisi saygıdır.

Bir davetin en temel kuralı ise çok basittir:

Davet ettiğiniz insanı yok saymazsınız.

Hele ki davet ettiğiniz kişiler kamuoyunu bilgilendiren gazetecilerse…

Onları iftar sofrasının dışında bırakmazsınız.

Çünkü gazeteciler bir siyasi partinin propaganda memuru değildir.

Ama o siyasi partinin söylediklerini kamuoyuna ulaştıran en önemli köprüdür.

Bu köprüye gösterilen saygı aslında kamuoyuna gösterilen saygıdır.

O akşam Ramada Otel’de yaşanan tablo Samsun basınında ciddi bir rahatsızlık yarattı.

Gazeteciler yine görevlerini yaptı.

Haberlerini yazdı.

Ama akıllarda şu soru kaldı:

Bu gerçekten bir iftar daveti miydi…

Yoksa Samsun basınına verilen bir protokol dersi mi?

Mehmet Rebii Özdemir
Gazeteci
Çağdaş Gazeteciler Derneği Samsun Temsilcisi

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —